(818 S. K. m. 106, 107, 108, 288, 289)
Dava: Taraflar arasındaki muarazanın men'i mümkün olmaması halinde maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 07.11.2007 gün ve 2006/391 E., 2007/336 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.07.2008 gün ve 8302-9362 sayılı ilamı ile;
(...Davacı vekili, davalının saha ve işletme izin belgesi sahibi olduğu maden sahasını 21.12.1999 tarihli sözleşme ile rödovans karşılığı dava dışı Feyzullah Kurtul'a kiraladığını, bu şahsın da işletmeyi 23.10.2002 tarihli sözleşme ile davacıya kiraya verdiğini, ayrıca taraflar arasında da tarihsiz bir sözleşme imzalandığını, davacının tüm edimlerini yerine getirdiğini buna rağmen davalının vekaletname vermemesi ve sevk irsaliyesi düzenlememesi nedeniyle iş yapamaz hale geldiğini, sözleşme gereği sahaya büyük yatırımlar yaptığını, alınan duyumlara göre davalının işletme hakkını 3 ncü kişilere kiralama girişimlerinde bulunduğunu belirterek, davalının sözleşmeye riayet etmesi yönünden muarazanın men'ine, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10 milyar TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin işletme hakkını Feyzullah Kurtul'a devrettiğini, davacının da Feyzullah'dan işletme hakkı elde ettiğini ancak, davacının rödovans sözleşmesi yükümlülüklerini yerine getirmediğinden davalı şirketin işletme hakkını Duraksan Ltd.Şti.ne devrettiğini ve bu rödovans sözleşmesinin Maden Dairesi'nce 05.06.2003 tarihinde onandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Tacettin Turhan ve Çiftel Ayakkabı Ltd. Şti. asli müdahalede bulunarak, davacının işletme hakkının % 40'ını Tacettin'e % 30'unu şirkete devrettiğini, işletmeyi faal hale getirmek için masraflar yaptıklarını belirterek, sözleşmede yazılı oranlarda işletme hakkına sahip olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Bozmaya uyulduktan sonra Duraksan Ltd. Şti. ve Mürsel Yılmaz aleyhine dava açılmış ve bu dosya ile birleştirilmiş olup, Mürsel Yılmaz, maden sahasının işletmecisinin kendisi olduğunu, Maas Maden San. Tic. Ltd. Şti.'nden devraldığı işletme hakkının Maden Dairesi'nce onaylandığı belirterek davanın reddini istemiştir.
Duraksan Haf. San. Tic. Ltd. Şti. vekili de maden çıkarma hak ve yetkisinin kendilerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozmaya ve Hukuk Genel Kurul kararına da uyulduktan sonra yapılan tüm yargılamaya, toplanan delillere göre davacının iddiasını kanıtlayamadığı, sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmediği için sözleşmenin feshine neden olduğu, sözleşmenin tarafı sıfatı kalmayınca asli müdahillerin de davalıdan talep hakları sözkonusu olmayacağı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine, asli müdahillerin istemlerinin reddine, fer'i müdahillerin talebi hakkında hüküm kurmaya yer olmadığına, kurulan nihai hüküm mahiyetine göre davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rödovans sözleşmesine aykırı davranıldığından maden sahasının ruhsat sahibi olan davalının sözleşmeye uymamasından bahisle öncelikle muarazanın giderilmesi, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10 milyar TL tazminatın tahsili davasıdır. Bozmaya uyulduktan sonra açılan ve birleştirilen davada da muarazanın giderilmesi talep edilmiştir. Dava konusu maden sahasının ruhsat sahibi Maas Maden San. Tic. Ltd. Şti. ile Feyzullah Kurtul arasında 21.12.1999 tarihli, işletmeci Feyzullah Kurtul ile davacı arasında 23.10.2002 tarihli (sözleşmenin 3 ve 6 ncı maddelerine göre ve fesih ihtarına göre, sözleşmenin 23.08.2002 tarihli olduğu anlaşılıyor.) rödovans sözleşmesi yapıldığı, ayrıca saha sahibi Maas Maden San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı arasında da tarihsiz ve 23.08.2002 tarihli iki rödovans sözleşmesi bulunduğu sunulan belgelerden sabittir. Feyzulluh Kurtul'la Maas Maden San. Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan rödovans sözleşmesinin maden siciline tescil edilmiş olduğu, davacı ile yapılan sözleşmelerin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne bildirilmediği, davacının ihtiyati tedbir kararı alması üzerine 21.07.2003 tarihli dilekçesi ile bu sözleşmelerden Genel Müdürlüğün bilgisi olduğu, Maas Maden San. Tic. Ltd. Şti. ile Feyzullah Kurtul arasındaki rödovans sözleşmesinin 05.06.2003 tarihli dilekçe ekinde Genel Müdürlüğe sunulan fesihname ile feshedildiği, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün dosyadaki yazılarından tespit edilmiş, Feyzullah Kurtul'un Biga Noterliği'nden 05.02.2003 tarihinde davacıya çektiği ihtarname ile, 23.08.2002 tarihli sözleşmenin, sözleşme hükümleri yerine getirilmediğinden, feshedilmiş olduğunu bildirdiği, davacıya 17.02.2003 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı şirket ile Duraksan Haf. San. Tic. Ltd. Şti. arasında Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nce onaylanan rödovans sözleşmesinin, Genel Müdürlüğe verilen 29.11.2004 tarihli dilekçe ekindeki fesihname ile karşılıklı feshedilmesiyle birlikte aynı dilekçe ekinde Mürsel Yılmaz ile yapılan rödovans sözleşmesinin sunulduğu ve bu sözleşmenin Genel Müdürlükçe kabul edildiği, davacı lehine verilen ihtiyati tedbir kararının kalkmasından sonra sahayı halen Mürsel Yılmaz'ın işlettiği anlaşılmıştır. Mahkemece direnme kararının bozulmasına dair Hukuk Genel Kurulu kararına uyulmasından sonra verilen kararda davalı Maas Maden San. Tic. Ltd. Şti.' nin, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle BK.nun 106, 107 ve 108 nci maddelerine göre sözleşmeyi haklı feshettiğinden ve davacının iddiasını kanıtlayamadığından bahisle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, davacı ile Feyzullah Kurtul ve Maas Maden San. Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşmeler ve çekilen fesih ihtarının doğurduğu sonuçlar yeterince tartışılmamış, Feyzullah Kurtul ile yapılan 23.08.2002 tarihli sözleşmenin 12 nci maddesi, Maas Maden San. Tic. Ltd. Şti. ile yapılan tarihsiz sözleşmenin 15 nci maddesi ile birinci işletmeci ve saha sahibine de yükümlülükler yüklendiği, sözleşmelerle davacıya yüklenen edimlerin davacı tarafından tam yerine getirilip getirilmediği, 1 nci işletmeci ve ruhsat sahibinin de sözleşmedeki yükümlülüklerine uyup uymadığı tespit edilmemiş, sözleşmelerin BK.nun hasılat kirasına ilişkin hükümlerine tabi olduğu düşünülmemiş, özellikle BK.nun 288, 289 ncu maddeleri karar yerinde tartışılmadan, sözleşmenin feshinin geçerli bir fesih olup olmadığı tespit edilmeden, davacının sözleşmesinin feshine neden olan davranışları somut olarak ortaya konmadan sözleşmenin haklı feshedildiği gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
Davacı edimlerini yerine getirdiğine dair bir kısım ödeme belgeleri, davalı vekili de 3 adet bono sunmuştur. Davacıya Genel Müdürlükten 1 cilt sevk fişi teslim edilmiş, Genel Müdürlükçe 31.03.2004 tarihinde sahaya H.Güner Yeter fenni nezaretçi tayin edilmiş, 24.05.2004 tarihinde de davacıya Tahsisen verilecek Maden Direği Kapasite Belgesi verilmiştir. Bu deliller değerlendirilmediği gibi, taraflara iddia ve savunmaları konusunda delillerini hasretmeleri ve tüm belgelerini de sunmaları için mehil de verilmemiş, deliller yeterince toplanıp tartışılmadan iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davalı şirket vekili, bozmaya karşı beyan dilekçesinde davacıya karşı, sözleşmenin feshedildiğinin tespiti konusunda dava açtıklarını, hukuki irtibat nedeniyle beklenmesini talep etmiş olup, beyan edilen dava dosyasının tespiti ve bu davaya etkisi üzerinde durulmamış, gerektiğinde birleştirme hususu düşünülmemiş, davacının delil tespitine dair İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/12 D.İş sayılı ve Balya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/15 D.İş sayılı ve davalı Mürsel Yılmaz'ın delil tespitine dair İvrindi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1 D.İş sayılı tespit dosyaları getirtilip incelenmemiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra, geçerli ve haklı bir fesih olduğu kanaatine varıldığında davacının tazminat ve bu kapsamda yer alan sahaya yapılan masraflar talebinin sözleşme hükümleri de gözetilerek değerlendirilmesi, bu talebin tahkiki için keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir...) gerekçesiyle davacı yararına bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 17.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy