(506 S. K. m. 140) (ANY. MAH. 04.10.2006 T. 2006/75 E. 2006/99 K.)
Dava: 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na aykırılıktan Süper Yıldız Nakliyat İnşaat Limited Şirketi hakkında Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü Mersin Sigorta il Müdürlüğünün 17/10/2005 tarihli ve 81772- 81773-81776-81777 sayılı yazıları ile uygulanan 5.864,40-13.267,80-1.269,00-6.006,60 Yeni Türk lirası idari para cezalarına yönelik itirazın reddine dair, Kurum Ünite İtiraz Komisyonunun 02.01.2006 tarihli ve 2006/3- 2006/4- 2006/5- 2006/6 sayılı kararlarına yönelik itirazın süre yönünden reddine ilişkin, Mersin 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.12.2006 tarihli ve 2006/1069 müteferrik sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2006 tarihli ve 2006/895 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının 08.08.2007 gün ve 41865 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2007 gün ve K.Y.B.2007-170581 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Kurum Ünite İtiraz Komisyonunun 02.01.2006 tarihli red kararlarının muterize 21.01.2006 tarihinde tebliğ edildiği ve 15 günlük itiraz süresi geçirildikten sonra 13.04.2006 tarihinde sulh ceza mahkemesine başvuruda bulunulmuş ise de, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 5454 sayılı Kanun'la değişik 140. maddesinde düzenlenen sulh ceza mahkemesine başvurulabileceğine ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 04.10.2006 tarihli ve 2006/75 esas, 2006/99 sayılı kararı ile iptal edildiği ve Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesince itiraz üzerine incelemenin yapıldığı 27.12.2006 tarihinde 5560 sayılı Kanun'la değişik 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinin yürürlükte bulunduğu, anılan maddenin 1.fıkrası (a) bendine göre;
(1) Bu Kanunun;
a- İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b- Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır.
Şeklindeki düzenleme karşısında, idari yaptırım kararına yönelik itirazın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Sonuç: İdari yaptırım kararına konu olan kabahatin niteliğine ve Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre, inceleme görevi Yargıtay Yüksek 11. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, dosyanın anılan daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy