(818 S. K. m. 158) (9. HD. 25.09.2007 T. 2007/20016 E. 2007/28104 K.)
Dava ve Karar: Davacı, eğitim gideri, cezai şart alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. Tav tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliği ile, karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
18. İŞ MAHKEMESİ
ESAS NO : 2009/879
KARAR NO: 2009/937
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 20/08/2009
KARAR TARİHİ: 25/12/2009
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkil banka mevzuatı doğrultusunda belirlenen norm kadro ve ihtiyaç çerçevesinde uzman yardımcısı, servis görevlisi ve banko görevlisi unvanları altında istihdam etmek üzere sınav ilanı yapmış 19.07.2008 tarihinde sınav sonuçları açıklanmış kazanan adaylar arasında yapılan mülakat sınavı neticesinde başarılı olanlar eğitime tabi tutulduktan sonra bankada istihdam edilmeye başlanıldığını, davalının çalışmaya başladığı gün itibariyle müvekkil bankaya, göreve başladıktan sonra 5 yıl içinde bankadan istifaen ayrılır yada iş sözleşmem iş kanunu hükümleri doğrultusunda haklı nedenle feshedilir ise 5 iş günün içinde ödemeyi nakden ve defaten taahhütname imzalamak suretiyle eğitim gideri ve 10.000-TL'yi ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalının, taahhütnamesine aykırı olarak işe başladığı tarihten yaklaşık 5,5 ay sonra görevinden ayrıldığını, müvekkil bankanın, davalının taahhüdü ihlal nedeni ile ödemesi gereken eğitim giderleri ve 10,000-TL'yi ödemesi için 10.06.2009 tarih ve 020859/40564 sayılı ihtarnameyi davalıya 12.06.2009 tarihinde tebliğ ettiğini, davalının, 129,30-TL eğitim giderini ödediğini ve ödemeyi taahhüt ettiği 10,000-TL'yi, 12.06.2009 tarihli dilekçesi ile ödemeyeceğini bildirdiğini belirterek; 10.000-TL'nin 12.06.2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf 09/11/2009 havale tarihli dilekçesiyle özetle; davacı bankada 01/12/2008-08/12/2008 tarihleri arasında verilen 9 günlük hizmet içi eğitimi tamamlandıktan sonra davacı bankanın sunduğu taahhütnameyi tek taraflı olarak imzaladığı, 29/05/2009 tarihinde işten ayrıldıktan sonra kendisine ihtarname gönderildiğini, eğitim masrafı olarak 304,00TL.'nin tarafınca ödendiğini, ancak Yargıtay'ın içtihatlarında da belirtildiği üzere kendisine imzalatılan ve sadece işçiyi bağlayan taahhütnamenin hukukun genel kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Kanıt olarak dayanılan davalı işçiye ait sicil dosyası, diğer belgeler ile 15/12/2009 tarihli usûle, yasaya, yargısal uygulamalara, dosya içeriğine uygun, denetime açık ve hüküm için yeterli bulunan bilirkişi raporunun incelenmesinden; davalının 01.12.2008-29.5.2009 arasında davacı bankada stajyer servis görevlisi olarak çalıştığı, istifa etmek suretiyle işten ayrıldığı, davalının davacı bankada çalışmaya başlamadan önce 6 günlük eğitim aldığı, davalının 6 günlük eğitim karşılığı 5 yıllık çalışma süresi taahhüt ettiği, davalıdan dava öncesi talep edilen eğitim giderinin davalı tarafından de ödendiği, ancak davacı kurumun talep ettiği 10.000-TL'lik alacak ile ilgili olarak eğitim sırasında hizmet akdinin dahi yapılmadığı, davalıya imzalatılan taahhütnamenin stajyer olarak uzun süre çalışacak olan davalıya eğitim sonrası 5 yıllık süre çalışmaz ise ödemesi kabul ve taahhüt ettirilen tek taraflı bir taahhüt özelliği taşıdığı, zira cezai şart mahiyetinde olduğu, ancak yerleşik Yargıtay uygulamalarında; cezai şartın adil olması gerektiğinin belirtildiği, bu nedenle işçiye eğitim süresince ve hizmet akdi yapılmaksızın imzalatılmış bir taahhütnameye dayanarak 10 günlük bir eğitimle bir işçiyi 5 yıl çalışmaya zorlamanın adil olmadığı gibi, iş bu taahhütnameyle aynı mahiyette davalı ile yapılmış belirli süreli veya belirsiz süreli yazılı bir hizmet akdine de rastlanmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 25.9.2007 tarih ve 07/20016-07/28104 karar sayılı ilamında da; "......eğitim süresinde işçiye ödenen ücretler ile cezai şart talebinin reddi olmuştur. Ancak istifa ederek ayrıldığı sabit olduğuna göre eğitim gideri bakımından bir karar verilmesi gerekir. Eğitim giderleri bakımından 1 yıllık süre içinde çalışılan ve çalışması gereken süreye göre indirim hususu da düşünülerek hüküm kurulmalıdır" hükmünün belirtildiği, yani işçiye verilen eğitim karşılığı belli bir süre çalışması koşuluna bağlı olarak kararlaştırılan cezai şartın tek taraflı olarak değerlendirilemeyeceği, ancak işçiye verilen eğitim bedeli kadar cezai şartın karşılığı bulunmakla, eğitim karşılığı cezai şart hükmünün ancak iş bu belirtilen ölçüler içinde geçerli olacağı, bu nedenle fahiş bir miktarın ödenmesi yönündeki adil olmayan cezai şartın; eğitim bedeli karşılığı olarak geçerli olduğu, davalı tarafça da eğitim bedelinin ödendiği, açıklanan bu nedenlerle davacı bankanın taleplerinin dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi uygun bulunmuştur.
SONUÇ (HÜKÜM): Yukarıda yazılı bulunan gerekçeyle, davacı tarafın davasının REDDİNE,
Davacı kurum harçtan muaf olduğundan Harç Alınmasına Yer Olmadığına,
Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
İlişkin ve Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen iş bu karar davalı asilin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy