(4857 S. K. m. 17, 18, 19, 20, 21) (2821 S. K. m. 31) (9 HD 20.10.2008 T. 2007/29425 E. 2008/27963 K.) (9 HD 24.03.2008 T. 2007/27699 E. 2008/6006 K.)
Dava: Davacı, kötüniyet tazminatı, ilave tediye alacağının, ikramiye alacağının, ücret alacağı, iş güvencesi tazminatı, sosyal yardım ücreti, hafta sonu çalışma ücreti ile fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. B. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17/5 maddesi uyarınca 18. maddenin 1. fıkrası uyarınca bu kanunun 18, 19, 20 ve 21. maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir". Bu açıklamaya göre, iş güvencesi kapsamında kalan işçi, kötüniyet tazminatı olan, bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat isteyemez.
Keza benzer düzenleme, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31/ maddesinde belirtilmiştir.
Buna göre, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 19, 20 ve 21. maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçinin sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerinden dolayı hizmet akdinin feshi iddiası ile açacağı davada ispat yükümlülüğü işverende olmak üzere 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun genel hükümleri uygulanır. Bu maddeye göre de, fesih nedeni ile işçinin sendikal tazminat isteyebilmesi için, iş güvencesi kapsamında bulunmaması gerekir. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (Dairemizin 20.10.2008 gün ve 2007/29425 Esasi, 2008/27963 Karar sayılı ilamı)
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması gerekir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan işçi sayısına göre belirlenir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde belirli-belirsiz süreli, tam- kısmi süreli, daimi-mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışanlar arasında bir ayırım yapılamaz. Fesih bildirimin yapıldığı tarihte 30 işçi sayısının tespitinde göz önünde bulundurulacak işçinin iş sözleşmesinin devam etmekte olması yeterli olup, ayrıca fiilen çalışıyor olması gerekmemektedir. Ancak hastalık, iş kazası, gebelik yada normal izin ve benzeri nedenlerle ayrılan işçi yerine bu süre için ikame işçi temin edilmiş ise, 30 işçi sayısında ikame edilen işçi dikkate alınmayacaktır. Konumu itibarıyla güvence kapsamı içerisinde olmayan işveren vekillerinin ve yardımcılarının da işyerinde çalışan işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (24.03.2008 gün ve 2007/27699 Esas, 2008/6006 Karar sayılı ilamımız).
Somut uyuşmazlıkta, davacı iş aktinin feshinden kaynaklanan ihbar - kötüniyet tazminatı ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ilave tediye, sendikal ikramiye, iş güvencesi tazminatı, ücret ve sosyal hak alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı valilik vizesi olmadığı için iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece ihbar tazminatı, ilave tediye alacağı, sendikal ikramiye, ücret, iş güvencesi tazminatı ve sosyal yardımlar hakkında hüküm kurulmuştur.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki toplu iş sözleşmelerinin incelenmesinde farklı düzenlemelerin olduğu tespit edilmiştir. Örnek vermek gerekirse son gönderilen TİS in 37/f maddesinde yemek yardımı 10.000.000 lira olarak düzenlenmekle birlikte bilirkişinin hesaplamasına esas aldığı TİS de bu miktar 30.000.000 lira olarak belirlenmiştir. Keza diğer sosyal yardım kalemlerinde de aynı farklılık mevcuttur. Ayrıca TİS 38 maddesinde akti ikramiye düzenlemesi olmadığı halde hesaba esas alınan TİS de anılan ikramiyenin ödeneceği düzenlenmiştir. Mahkemece geçerli olan TİS hükümleri dikkate alınarak yeniden bir hesap raporu alınmalı sonucuna göre karar verilmelidir.
2. Davacı toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan iş güvencesi tazminatını talep etmiştir. Davacının bu hükümden yararlanabilmesi için iş güvencesi kapsamında olmaması gerekir. Bu nedenle davalı belediyede kaç işçinin çalıştığı araştırılarak 30 işçiden fazla çalışan varsa talebi reddedilmelidir.
3. Mahkemece ilave tediye alacağına yasadan kaynaklandığı için en yüksek mevduat faizi uygulanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy