(9. HD. 12.02.2008 T. 2007/31668 E. 2008/109 K.)
Dava: Taraflar arasındaki, huzur hakkı alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.06.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili ile karşı taraf adına vekili geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi N. D. C. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı sendikanın Gediz şube başkanı olarak görev yapmış ve huzur hakkının indirilmesine dair yönetim kurulu kararının genel kurul kararına uygun olmadığını ileri sürerek huzur hakkı farkı isteğinde bulunmuştur.
Davalı sendika davanın genel kurul kararının iptali niteliğinde olduğu gerekçesiyle önce yetki itirazında bulunmuş, daha sonra huzur hakkının yarı oranda indirilmesine dair kararın genel kurul kararına uygun biçimde yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece fark huzur hakkı isteğinin kabulüne dair olarak verilen ilk karar dairemizin 2007/31668 E. 2008/109 K. sayılı, 12.02.2008 tarihli ilamıyla BOZULMASINA karar verilmiştir.
Bozma ilamında
Davalı sendikanın 22.09.2003 tarihli 7. olağan genel kurul toplantısında, amatör şube başkanları için huzur hakkı aylık net 2.015.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Aynı genel kurulda, aidat ödeyen üye sayısının 300'ün altına düşmesi ve şubenin gelirleri giderlerini karşılayamaz duruma gelirse huzur hakkının % 50 oranında azaltılacağı öngörülmüştür.
Davalı sendika yönetim kurulu Gediz şubesinde aidat ödeyen üyesi sayısının 300 den az olması ve gelirlerin giderleri karşılayamaması sebebiyle davacının huzur hakkının % 50 oranında azaltılmasına dair karar almıştır.
Öte yandan sendika yönetim kurulu 13.12.2004 tarihinde aynı gerekçelerle Gediz şubesinin 31.12.2004 tarihi itibarıyla kapatılmasına karar vermiştir. Davacı bu karara karşı dava açmış ve yapılan yargılama sonunda Ankara 16. İş Mahkemesi'nin 2005/42 E, 2005/649 K. sayılı kararıyla Şubenin bütün organlarıyla birlikte kapatılmasına dair karar iptal edilmiştir. Bahsi geçen yargılama sırasında alınan bilirkişi heyet raporunda, 7. olağan genel kurul tarihinden kapatma kararına kadar olan süreçte şubenin gelir gider durumu irdelenmiş ve aidat ödeyen üye sayısı araştırılmış, mahkemece buna göre sonuca gidilmiştir.
Davaya konu olan huzur hakkının yarı oranında indirilmesi kararı ise 23.10.2003 tarihli olup, bu tarih itibarıyla işlemin genel kurul kararına uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla, aidat ödeyen üye sayısının 300den az olup olmadığı ve şube gelirlerinin giderleri karşılamaya yetip yetmediği hususları 23.10.2003 tarihi itibarıyla araştırılmalı ve sonucuna göre işlemin genel kurul kararına uygun olup olmadığı belirlenmelidir. Mahkemece bir yıldan daha fazla süre geçtikten sonra alınan kapatma kararı üzerine kapatma tarihini esas alan değerlendirmelerin yapıldığı bilirkişi raporlarına itibar edilerek karar verilmesi
nin hatalı olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, 23.10.2003 tarihi itibarıyla sendikanın Gediz şubesinin aidat ödemesi gereken üye sayısının 300'ün altına düşmemesi ve gelirlerin giderleri karşılaması sebebiyle davalı sendika yönetim kurulunun genel kurul kararını gerekçe göstererek aldığı Gediz Şubesi Başkanına ödenen hakkı huzurların %50 oranında azaltılarak ödenmesi kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, 23.10.2003 tarihinde sendika şubesine bağlı işyerlerinde toplam 361 işçinin sendika üyesi olduğu, sendikanın Gediz şubesinin aidat ödemesi gereken üye sayısının 300'ün altına düşmediği ve gelirlerinin giderlerini karşıladığı belirtilmiştir.
Davalı bilirkişi raporuna itiraz ederek, şubeye bağlı şirketlerde çalışan sendika üyesi işçilerin aidat ödeyip ödemedikleri konusunda bilirkişi tarafından yapılan tespitin bulunmadığını, deliller toplanarak ve dosyaya sundukları belgelerin asılları istenerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini belirtmiştir.
Bozma kararında da belirtildiği şekilde, 23.10.2003 tarihi itibarıyla aidat ödeyen üye sayısının 300 den az olup olmadığı ve şube gelirlerinin giderleri karşılamaya yetip yetmediği hususlarının araştırılması gerekmektedir.
Bu durumda bilirkişi raporunda aidat ödeyen üye sayısı yönünden yapılan bir tespit olmadığı gibi davalı tarafından rapora yapılan itiraz da karşılanmamıştır. Ayrıca bilirkişi tarafından şube gelirlerinin giderleri karşılamayıp karşılamadığı yönünden yapılan hesaplamada yöntem olarak sendika genel merkez gelirlerinden şubenin payına düşen gelir ve sendika genel merkez giderlerinden şubenin payına düşen gider 2003 yılı ilk dokuz ayının ortalaması olarak alınmışken şubenin gelir ve giderinin ise sadece 2003 yılı Eylül ayı için hesaplanması yerinde olmamıştır. 2003 yılı şube gelir ve giderlerinin de ilk dokuz ayın ortalaması olarak hesaplanması ve genel merkezin şube payına düşen gelir gider ortalamasıyla toplanarak ve içlerinde muhasebe işlerinden anlayan bilirkişide olan heyetten itirazları karşılayan rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 825.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy