(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.12.2008 gün ve 2007/96 E., 2008/408 K. sayılı kararın incelenmesi davacı B.... M....... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı T.C. Sağlık Bakanlığı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02.03.2010 gün ve 2009/1484 E., 2010/1178 K. sayılı ilamı ile;
(...Dava, eser sözleşmesine dayalı iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı, davalı Kurumun bünyesinde bulunan Bilgi İşlem Merkezi Müdürlüğü'nde inşaat işleri yaptığını, işi noksansız bitirip teslim ettiğini, ancak davalının iş bedelini ödemediğini iddia etmiştir. BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazanıldığını kanıtlama yükü yükleniciye aittir.
Somut olayda; yanlar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı yargılama sırasında akdi ilişkiyi inkar etmiş, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını savunmuştur. Davada talep edilen miktara göre akdi ilişkinin varlığının HUMK'nın 288. maddesi gereğince davacı tarafından yazılı belge ile ispatlanması gereklidir.
Davacı bu yönde herhangi bir yazılı belge sunamamıştır.
Ancak davacı dava dilekçesinde sair her türlü hukuki delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından, akdi ilişkinin ispatı açısından davacıya davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Tüm bu yönler gözetilmeden akdi ilişki kanıtlanmışçasına davanın yazılı şekilde kısmen kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı T.C. Sağlık Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince bozulmasına, 04.05.2011 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy