(4483 S. K. m. 4, 9) (5271 S. K. m. 172, 173, 309) (4.CD. 14.11.2007 T. 2007/9636 E. 2007/9375 K.)
Dava: Görevi kötüye kullanmak suçundan şüpheli H. İ. E. ve arkadaşları hakkında yapılan hazırlık soruşturması sonucunda şüpheliler hakkında Denizli Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü'nün 10.03.2008 tarihli, 2008/34 s. kararı ile soruşturma izni verilmediğinden 4483 s. Memurlar ve Sair Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca inceleme yapılmasına yer olmadığına dair Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2008 günlü ve 2008/2052-3780 s. kararına karşı söz konusu idari kararın kesinleşmediğinden bahisle yapılan itirazın kabulü ile soruşturmanın tamamlanmasını müteakip dava açılmak üzere dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine dair mercii Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 05.09.2008 günlü ve 2008/784 değişik iş s. kararının Adalet Bakanlığınca 12.11.2008 tarih ve 56955 s. yazı ile kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2008 tarih ve 245095 s. tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Karar: Tebliğnamede Dosya kapsamına göre, mercii mahkemenin söz konusu kararından evvel Denizli Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü'nün 10/03/2008 tarihli, 2008/34 s. kararına itirazın Denizli Bölge İdare Mahkemesinin 13/06/2008 günlü ve 2008/77-77 s. kararı ile reddedilmek suretiyle kesinleştiğinin nazara alınmadığı gibi, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 günlü ve 2007/9636-9375 s. ilamında da belirtildiği üzere, 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/3. maddesindeki Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir hükmüne aykırı olarak, soruşturma eksikliklerinin Cumhuriyet Başsavcılığınca tamamlanmasına yönelik olarak yazılı şekildeki gerekçeye dayalı kabul kararı verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı ilgililerin itiraz hakları bulunmaktadır.
CYY'nın 172/1. maddesinde Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ve 173/1. maddesinde suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş tarih içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir. hükümlerine yer verilmiştir.
İncelenen dosyada şüpheli Halil İbrahim Ertekin hakkında kamu davasının açılabilmesi için zorunlu koşul olan soruşturma izninin Valilik tarafından verilmemesi üzerine bu karara yapılan itirazın, Bölge İdare Mahkemesinin 2008/77 s. ve 13.6.2008 günlü kararı ile, itiraz eden D. O.'ın Eğitim İş Sendikası üyesi olup ihbarda bulunan konumunda olduğu, 4483 s. Kanunun 9. maddesi uyarınca ihbarda bulunanın itiraz hakkının bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek kesinleştiği, Denizli C. Başsavcılığının 2.5.2008 günlü 2008/3780 s. kararında soruşturma izni verilmemesi sebebiyle kovuşturmasızlık kararı verdiği, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının itiraz edenin davasının devam ettiği gerekçesiyle itirazın kabulü ve kovuşturmasızlık kararının kaldırılmasına karar verdiği anlaşılmıştır.
Denizli C. Başsavcılığının kovuşturmasızlık kararında şikayetçi olarak yazılmışsa da, Denizli Eğitim İş Sendikası şube başkanı olan Dikmen Onat'ın Açık İlköğretim sınavlarında kılık kıyafet kurallarına uyulmadığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu, suçtan zarar gören olmadığı ve kovuşturmasızlık kararına CYY'nın 172/1 ve 173/1. maddeleri uyarınca itiraz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen itirazın kabulü yönündeki kararın hukuken yoklukla sakat ve geçersiz olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç: Bu sebeple tebliğnamedeki bozma isteği değişik gerekçe ile yerinde bulunduğundan, 5271 s. CYY'nın 309. maddesi uyarınca Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen itirazın kabulüne ait 5.9.2008 günlü ve 2008/784 D. iş s. kararın KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin aynı mahkemece yerine getirilmesine, 20.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy