(4857 S. K. m. 18, 19, 25) (9. HD. 15.09.2008 T. 2008/1011 E. 2008/23499 K.)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli bir sebep bulunmaksızın fesh edildiğini belirterek feshin geçersizliğini ve işe iadesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 18/03/2014 tarihinde 15/04/2014 tarihine kadar kullanmak üzere yıllık izne çıkmış olup o tarihten itibaren işbaşı yapmadığını, bu süreçte birden fazla rapor alarak işe gelmediğini, raporların 40 günü aşmasına rağmen tek hekim imzalı raporların alındığını ve kurumun tüm uyarılarına rağmen davacının çalışan olduğu gerçeğini göz ardı ederek yükümlülüklerini gözardı ettiğini, 20/02/2015 tarih ve 649 sayılı yazı ile işbaşı yapmasının istendiğini, ancak davacı tarafından işbaşı yapmaması üzerine 10/03/2015 tarihinde iş akdi İş Kanunun 18/3 f ve 25/1 maddeleri uyarınca fesh edildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, "Davalı işverenin 20/02/2015 tarih ve 649 sayılı davacı işçiye hitaben yazılan fesih bildiriminde de almış olduğu raporlar nedeniyle davacı işçinin çalıştığı birimde iş programı yapılamadığı, bu durumun olumsuzluklara yol açtığı, hiçbir verimin alınamadığı belirtilmiştir. Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre de sık sık rapor almanın işyerinde olumsuzluklara yol açtığının kabulünün gerektiğini ve işveren açısından geçerli fesih koşullarının oluştuğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla, 4857 sayılı İş Kanunun 25. maddesi ile işverene verilen fesih yetkisi mutlak olup, davalı işverence yapılan feshin geçerli nedenle yapıldığı, ispat yükü davacıda olup davacı taraf davasını yeterli yasal delillerle ispatlayamadığından sabit olmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur.
Yazılı şekil, ayrıca açıklık, aleniyet ve ispat fonksiyonu haizdir. Yazılı şekil, 4857 sayılı İş Kanununun 18inci maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Madde uyarınca, işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorunda olduğu gibi fesih sebeplerini de yazılı olarak göstermek zorundadır. Buna karşılık, aynı Kanunun 25inci maddesinde öngörülen işverenin haklı nedenle derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmamaktadır. Geçerli bir sebep yazılı fesih bildirimi ile belirtme zorunluluğu, iş güvencesi kapsamı içindeki işçiler için zorunludur. (Dairemizin 23.06.2008 gün ve 2007/41025 Esas, 2008/17104 Karar sayılı ilamı).
Fesih beyanı, İş Kanununun 19uncu maddesinde öngörüldüğü şekilde yazılı olarak kaleme alınmakla geçerli fesih için gerekli olan bütün şartlar yerine getirilmiş olmaz. Söz konusu beyanın, bu haliyle, yani yasal geçerlilik şartına uygun aslının da muhataba (işçiye) ulaşması zorunludur.
4857 sayılı İş Kanununun 19uncu maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uymamak feshi geçersiz kılar. Yazılı fesih bildiriminde, fesih açık ve kesin sebebinin gösterilmemesi, İş Kanununun 20nci maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur. (Dairemizin 15.09.2008 gün ve 2008/1011 Esas, 2008/23499 Karar sayılı ilamı).
Diğer taraftan 19. maddenin 2 nci fıkrasına göre: Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. Madde açıkça sadece işverenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II numaralı bendinde sayılan haklı nedenlerle fesihte savunma alınmayacağını düzenlemiş, 25. maddenin diğer bentlerini dışında tutmamıştır. İşçinin sağlık nedeni ile iş görme edimini yerine getirmemesi, verimi ile ilgili olduğundan 19. madde uyarınca savunmasının alınması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi işverence 4857 sayılı Kanunun 18/f ve 25/1 maddeleri gerekçe gösterilerek fesh edilmiştir. Rapor süresine ve sıklığına göre 4857 sayılı İş Kanununun 25II.b maddesindeki koşullar bulunmamaktadır. Fesihte 4857 sayılı İş Kanununun 19uncu maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uyulmadığı, davacının savunması da alınmadığı anlaşılmaktadır. Davacıya 20/02/2015 tarihinde gönderilen ihtar ise fesih bildirimi değildir. Bu nedenlerle fesih geçersiz olup Mahkemece davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 79.50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 13.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy