(1086 S. K. m. 440, 442) (11. HD. 08.02.2010 T. 2008/10600 E. 2010/1404 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.03.2008 gün ve 2005/746 - 2008/179 sayılı kararı onayan Daire'nin 08.02.2010 gün ve 2008/10600 - 2010/1404 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Etiler Şubesi nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 17.01.2005 tarihinde internet aracılığı ile tanımadığı davalı Ü. B.'nın Koçbank Denizli Şubesi'nde bulunan hesabına toplam 10.000 Euro havale yapıldığını, bu meblağın davalı bankanın Antalya Muratpaşa Şubesi'nden davalı Ü. B. adına düzenlenmiş sahte kimlikle çekildiğini, ayrıca müvekkilinin hesabında bulunan paraya güvenerek ticari faaliyetini sürdürdüğünü olay nedeni ile ödeme güçlüğü yaşayarak davalı bankadan kredi kullanmak zorunda kaldığını, bu kredi için de 324,13 YTL faiz ödemek zorunda kalarak munzam zararı doğduğunu, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, 10.000 Euro'nun 17.01.2005 tarihindeki karşılığı olan 17.515 00 YTL ve 324,13 YTL munzam zarar toplamı olan 17.839,13 YTL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek merkez bankası en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, şifrenin özenli saklanması ve şahsi bilgisayarının güvenliğini sağlama yükümlüğünün davacıda olduğunu, davacının şifresini koruyamadığını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklı bir zarar söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ü. B. vekili, davanın husumetten reddini istemiştir.
Mahkemece, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve ek güvenlik önlemleri almayan bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olacakları, davalı bankanın dava konusu 10.000 Euro'nun sahte kimlikle çekilmesinde imza kontrolü yapılmaması, faks yoluyla imza teyidi yapılmaması nedeniyle kusurlu olduğu, davacının bilgisi ve talimatı olmadan internet yoluyla yapılan havaleden dolayı işlem tarihi olan 17.01.2005 tarihi itibariyle 10.000 Euro'nun TL karşılığı 17.440 YTL zararı doğduğu, bu meblağın hesapta bulunması halinde alınacak kredi karşılığı ödenmesi gereken faizin 235,42 YTL olacağı gerekçesiyle davalı Ü. B. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı banka hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 17.440 YTL'nin 17.01.2005 tarihinden, 235,42 YTL munzam zarar alacağının ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, kararın davalı banka vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 08.02.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davalı banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekilinin HUMK'nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy