(1086 S. K. m. 84, 438) (11. HD. 02.04.2009 T. 2008/10856 E. 2009/3985 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.04.2008 gün ve 2006/57-2008/164 sayılı kararı onaylayan Daire'nin 02.04.2009 gün ve 2008/10856-2009/3985 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan Safı A.'ün 2001 yılında öldüğünü, murisin davalı şirkette % 45 payının bulunduğunu, murisin ölümünden sonra müvekkillerine kar payı ödemesi yapılmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin alması gereken kar payının hesaplanarak şimdilik 6.000,00 TL'lik kısmının faizi ile birlikte tahsilini istemiş, yargılama sırasında yapılan ıslah dilekçesiyle talebi 34.306,20 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, koşulları oluşmadığından kar payı dağıtılamadığını savunarak davanın reddini istemiş, ıslah istemine karşı verilen cevapta ise, davacıların şirkete borçlu olduklarının tespit edildiğini bu nedenle davacılar tarafından istenen tutarın davacıların müvekkili şirkete olan borçlarıyla takas edilmesini istemiştir.
Mahkemece, ıslahtan sonra yapılan takas definin kabulünün gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar, Dairemizin 02.04.2009 tarihli kararıyla davacılar yararına vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, anonim şirketten kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, yargılama sırasında ıslah dilekçesiyle müddeabihin artırılması sonrasında davalı tarafça ileri sürülen takas defi mahkemece kabul edilerek, ıslahla artırılan kısımdan mahsup yapılmak suretiyle dava kısmen kabul edilmiş ve bu karar Dairemizce onanmıştır.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesiyle davacıların davalı şirketten kar payı olarak toplam 34.306,20 TL alacaklı olduğu hesaplanmış ve ayrıca da davalı şirket defter kayıtlarına göre davacılar murisinin 31.12.2005 tarihi itibariyle iş avansı tutarı 41.142,33 TL ve ortaklardan alacaklar hesabına göre 57.608,81 TL olmak üzere iki ayrı kalemde borçlu göründüğü belirtilmiş olup, davacı vekilince bu rapora itiraz edilmemiştir. Bu nedenle de mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen borç miktarının davacıyı bağlayacağı düşüncesiyle takasa konu borcun varlığı sübuta ermiş kabul edilmiştir.
Ancak, bilirkişi raporu tanzim edilerek davacının bu rapora karşı beyanının sorulduğu evrede henüz davalı tarafça ileri sürülmüş bir takas defi mevcut değildir. Esasen bu rapor tanzimine kadar davalı tarafça davacılar murisinin şirkete borçlu olduğu yönünde bir beyan dahi rapor öncesinde ileri sürülmemiştir. Ne zaman ki bilirkişi raporunda davacıların murisinin şirkete borcunu bulunduğu yönündeki soyut mizan hesaplarının hiçbir dayanak belge gösterilmeksizin belirtilmesiyle birlikte davalı tarafça takas defi yapılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davalının, davacıların borcunun bulunduğuna ilişkin iddiasından önceki davacılar vekilinin rapora karşı beyanının bağlayıcı olmadığı, ıslah talebi ve buna bağlı takas iddiasının ileri sürülmesiyle yeni bir dava hüviyetinde karşılıklı iddia ve savunmaların mevcut olduğu değerlendirilerek taraf delillerinin toplanması yoluna gidilmesi, davalı defterlerine göre varlığı ileri sürülen borçların gerçekte bulunup bulunmadığı, dayanak belgelerinin mevcut olup olmadığı, ilgili mizan kayıtlarına yansımalarından sonra ödenip ödenmedikleri usulünce tespit edilerek takas definin yerindeliğinin araştırılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmeyip, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmış ve bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin düzelterek onama kararının kabul şekli bakımından kaldırılarak, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle Dairemizin 02.04.2009 gün, 2008/10856 Esas ve 2009/3985 sayılı kararı kaldırılarak, mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy