(4721 S. K. m. 181) (2. HD. 14.07.2009 T. 2008/11801 E. 2009/14057 K.)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar ve Sonuç: Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma karan gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun, olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yüklenmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi, 25.06.2012
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
SÖKE
1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(AİLE MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO: 2009/493
KARAR NO:2012/161
DAVA: Boşanma
DAVA TARİHİ: 03.11.2009
KARAR TARİHİ:08.03.2012
Mahkememizde görülmekte bulunan Boşanma davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizden verilen 14.07.2008 tarih 2005/427 esas 2008/194 karar sayılı kararı Yargıtay 2 H.D'nin14.07.2009 tarih ve 2008/11801 esas 2009/14057 karar sayılı kararıyla bozulmakla, yukarıdaki esasına kaydedilerek yapılan yargılaması sonucunda;
İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde; polis emeklisi olan müvekkilinin 13/07/1997 yılında davalı ile evlendiklerini, beriki tarafında ilk evliliklerinden çocuklarınınolduğunu, bu evliliklerinden çocuklarının olmadığını, dava dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak açıkladığı üzere davacının davanın reddine karar verilmesini, dava tarihinden itibaren aylık 400,00 TL tedbir nafakasının davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE: Mevcut deliller çerçevesinde ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında boşanma ve ferileriyle ilgili dava henüz kesinleşmedendavacının öldüğü, davacının mirasçılarının davalının ölenin mirasçısı olamayacağının tespitine karar verilmesini istedikleri, davalı tarafın tam kusurlu olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun bulunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Boşanma kararı kesinleşmeden davacının öldüğü anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
2- Davacı yargılama sırasında öldüğünden yoksulluk nafakası konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
3- Davalının tam kusurlu olduğu anlaşılmakla MK 181/2 maddesi gereğince davalının davacıya mirasçı olamayacağının tespitine,
4- Alınması gerekli 21.15 TL karar ve ilam harcından temyiz ile peşin alınan 14.00 TL' nin mahsubu ile 7,15 TL' nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 1.200.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 166,00 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Mahkememize ya da Mahkememize ulaştırılmak üzere başka yer mahkemesine hitaben yazılmış dilekçe ile Yargıtay'da temyizi kabul olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08.03.2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy