(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 57) (9. HD. 25.02.2010 T. 2008/17222 E. 2010/4943 K.)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti, vergi iadesi alacaklarının ödetilmesinekarar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde davacının iş akdinin 12.8.2006 tarihinde feshedildiğini, aynı tarihinde imzalanan taahhütname ile hesap edilen kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret ve vergi iadesi alacaklarının 15 Kasım 2006 tarihine kadar ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen ödenmediğini, alacakların tahsili amacı ile yapılan takibe itiraz edildiğini, ödeme belgesi olarak davalı tarafça dayanılan kıdem ve ihbar tazminatı bordrolarının tarihsiz olduğunu, bunların önceden alındığını, davacının bunları alacaklarının imzalaması halinde ödeneceğinin işveren tarafından beyan edilmesi nedeni ile aldatma ve korku altında imzaladığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücretinin ayrıca vergi iadesi alacağının faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının imzası bulunan bordrolardan, mahsup fişinden anlaşılacağı üzere ödendiğini, ücret alacaklarının ise icra dosyasına yatırıldığını, alacağı kalmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatlarını aldığına dair bordrolardaki imzasının irade fesadı altındaatıldığını ispat edememesi, esasında iş akdinin sona erdiği bir tarihte davacının bunları baskı altında okumadan imzaladığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği gerekçesi ile bu alacaklar ayrıca feragat edilen vergi iadesi alacakları bakımından davanın reddine, yıllık izin ücreti bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından reddedilen kıdem ve ihbar tazminatı alacakları bakımından temyize getirilmiştir.
Temyiz nedenlerinegöreihtilaf davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının davalının tutunduğu belgelerle ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamı içinde bulunan davacının kıdem ve ihbar tazminatıalacaklarını aldığına ilişkin bordrolarda tarih bulunmamaktadır. Yine davalı tarafından sunulan mahsup fişi de tek taraflı olarak düzenlenmiş olup davacının imzası yoktur.Bu durumda tanık beyanları da dikkate alındığında davacının imzasını havi bordroların iş aktinin feshi sırasında işverenin işçilerle yaptığı toplantı sırasında imzalandığı, ancak bu belge ile mahsup fişi dışında başkaca ödemeyi kesin net ve şüpheye yer vermeyecek biçimde ispat eden belge bulunmadığından bu alacakların davacıya ödenmediğini kabul etmek gerekmektedir.Nitekim aynı işyerindeçalışan ve aynı şekilde işten çıkarılan işçi tarafından açılan davada mahkeme kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne karar vermiş, Dairemizin 25.2.2010 tarih ve 2008/17222esas 2010/4943kararsayılı kararı ile davalının bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bu nedenle mahkemece bu alacaklar bakımından davanın kabulü gerekirkenyazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olupbozmayıgerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy