(1086 S. K. m. 388, 390) (6100 S. K. m. 297, 298, 299)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.12.2008 gün ve 2008/222 E. 2008/695 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 25.2.2010 gün ve 2009/2854-2010/2078 Sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.nca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, sigortalılık başlangıcının yurtdışında ilk defa işe girdiği tarih olduğunun ve yurtdışı borçlanması sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aylık bağlanması istemine ilişkindir.
İşin esası incelenmeden evvel gerekçeli kararda hakim imzasının bulunmaması ön sorun olarak ele alınmıştır.
1086 Sayılı H.U.M.K.'nun 388/5 ve 390 (6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297, 298, 299) maddelerine göre, mahkeme kararlarında hakimlerin ve tutanak katibinin ıslak ya da elektronik imzalarının bulunması zorunludur.
Yerel mahkemece, 17.3.2011 tarihli celsede verilen direnmeye dair kısa kararın hakim ile katip tarafından ıslak imza ile imzalandığı, ancak gerekçeli kararda, katibin ıslak imzası bulunmasına rağmen hakim imzasının bulunmadığı, kararın elektronik imza da taşımadığı görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tespitlere göre sonuç olarak, kısa karar hakim ve katip tarafından imzalanmış olduğundan, gerekçeli karardaki hakim imzası eksikliği bozma nedeni yapılmamış, ancak belirtilen eksiğin tamamlanması için, dosyanın Yerel mahkemeye geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere, imza eksikliği tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere yeniden gönderilmesi için, dosyanın Yerel mahkemeye geri çevrilmesine, 28.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy