(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki "kooperatif ihraç kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 21.1.2010 gün ve 2009/100 E., 2010/20 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 22.12.2011 gün ve 2976/2796 E., K. sayılı ilamı ile;
(... Davacı vekili, davalının ortağı olan müvekkilinin usulsüz şekilde ihracına karar verildiğini ileri sürerek, ihraç iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, ihracın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında, davalı tarafından keşide edilen ihtarnamelerin usulüne uygun olmasına rağmen davacının, parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği, ihraç kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı kooperatifin 14.9.2003 tarihli genel kurulunda kararlaştırılan parasal yükümlülükler 14.3.2004 tarihli genel kurul kararıyla değiştirildiğinden ve ayrıca aynı genel kurulda iki aylık bir süre de verildiğinden 14.9.2003 tarihli genel kurul kararına göre çıkarılan ihtarın usulüne uygun olup olmadığının gözetilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken ihraç edildiğini, ihraç kararının yerinde olmadığını, müvekkilinin kooperatife olan borçlarını eksiksiz ödediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya noter aracılığıyla 1. ve 2. borç ödeme ihtarlarının gönderildiğini, yasal süreler içerisinde borcun ödenmediğini, üyelikten ihraç yönündeki kararın yasal düzenlemelere uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya yapılan her iki ihtarnamenin de 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesine uygun bulunduğu, davacı üyenin 1. ihtarname ve 2. ihtarnameden önce toplam borcunun gecikme cezaları da dahil 22.204,00 TL olduğu ve usulüne uygun yapılan ihtarnamelere rağmen parasal yükümlülüklerin yerine getirilmediği, bu sebeple de kooperatif ortaklığından ihracına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Daire'ce yukarda başlık bölümünde gösterilen sebeplerle bozulmuştur.
Yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.
H.G.K. önüne gelen uyuşmazlık; davacı ortağın parasal yükümlülüklerini yerine getirmesine dair ihtarnamede 14.3.2004 tarihli Genel Kurul kararının gözetilip gözetilmediği, buradan varılacak sonuca göre de davacı ortağın ihracının usulsüz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı kooperatifin 14.9.2003 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 numaralı kararla ortakların parasal yükümlülükleri düzenlenmiş olup, madde metni aynen "... Ayrıca, Genel Kurul yetkisi olmadan yönetimin yapmış olduğu kuruluşundan bu güne kadar ki döviz hesaplarının iptaline, yapılan bu hesapların tek para cinsi TL olarak Merkez Bankası döviz o günkü satış kurundan senet tarihlerine göre TL olarak çevrilmesine, çıkan hesapların üyelere bildirilmesine, üyelerin 25 Milyar TL'ye eşitlenmesine, çıkacak farkların alacak ve verecek üyelerimizin Aralık ayı sonuna kadar ödenmesine..." şeklindedir.
Bu kararla düzenlenen "döviz hesaplarının eşitlenmesi" konusu, davalı kooperatifin 14.3.2004 tarihli Genel Kurul toplantısında yeniden ele alınmış ve "çıkacak farkların iki ay içerisinde ödenmesi, ödemeyen üyelerden %10 gecikme farkı alınmasına, ödemeyenlerin ihraç edilmesine" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu itibarla, davacı ortağın döviz hesaplarının 25.000,00 TL'ye eşitlenmesi aşamasında 2.472,00 TL olduğu belirtilen borç için 14.3.2004 tarihli kooperatif Genel Kurul kararı uyarınca hesaplanacak gecikme faizi tutarı ile 14.9.2003 tarihli Genel Kurul kararı esas alınarak hesaplanacak gecikme faizi birbirinden farklıdır. Parasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi için ortağa yapılan ihtarnamelerin gerçek borç miktarıyla uyumlu olması gerektiği için, gerçek borç miktarının eksik veya fazla belirtildiği ihtarlara dayalı olarak verilen ihraç kararı da geçersiz olacaktır.
Somut olayda, davacı ortağa çıkartılan 1. ve 2. ihtarnamelerde 14.9.2003 tarihli genel kurul kararı esas alınmış ve 2.472,00 TL borç için gecikme faizi 30.12.2003 vade tarihi esas alınarak 5.780,00 TL hesaplanmıştır. Oysa, aynı borç miktarı için ödeme tarihini yeniden belirleyen 14.3.2004 tarihli genel kurulda tanınan iki aylık süre gözetilerek hesaplanacak gecikme faizi miktarının ihtarnamede açıklanan miktardan daha düşük olacağı açıktır.
Bu itibarla; H.G.K.'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici Madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, aynı Kanunun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.07.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy