(2547 S. K. m. 35) (6100 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Konya 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 19.2.2010 gün ve 2009/258 E.2010/256 K. sayılı kararın incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18.Hukuk Dairesi'nin 6.7.2011 gün ve 2011/5749 E.2011/8310 K. sayılı ilamı ile;
(... Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan H. S.'ın 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Yasası'nın 35. maddesi uyarınca lisansüstü eğitim yapması için Ankara Üniversitesi'ne atandığını, bu konuda davalılardan taahhüt alındığını, ancak; davalının doktora eğitimini tamamlayamaması üzerine kaydının silindiğini, bunun üzerine davalıya Ekim 1998 tarihiyle Şubat 2007 tarihleri arasında ödenen yurt içi maaşın tahsili için yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptaliyle alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini istemiş: mahkemece, yükümlünün mecburi hizmet yapmak için taahhüt verdiği, oysa ilişiğinin eğitimi sırasında kesildiği, bu sebeple taahhüdün yerine getirilmesinin imkansız hale geldiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere, özellikle davalı H. S.'ın borçlu, diğer davalının müşterek borçlu ve kefil sıfatıyla imzaladıkları taahhütname 2547 Sayılı Yükseköğretim Kurumu Kanunu'nun 35. maddesi ve Bir üniversite adına başka bir üniversitede lisans üstü eğitim gören araştırma görevlileri hakkında yönetmelik uyarınca kadromla birlikte Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü'ne geçici olarak doktora yapmak üzere gidip, doktora yaptıktan sonra Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne dönerek doktora süresinde mecburi hizmet yapacağımı, dönmediğim taktirde doktoramın üst sınırı olan dört sene zarfında alacağım maaşın tamamını yani 5.841.000.000 TL (Beşmilyarsekizyüzkırkbirmilyon TL) ödeyeceğimi kabul ve taahhüt ederim şeklinde yazılmıştır.
Davalı H. kendi iradesiyle lisansüstü eğitimi yapmak için bu yüklenme senedini vermiş, mecburi hizmetini yerine getirmek için davacı üniversiteye dönememesi halinde (başarısızlık, istifa v s. gibi nedenlerle) kendisine ödenen yurt içi maaşını da ödemeyi taahhüt etmiş, diğer davalı da kefil olmuştur. O halde davalıları bağlayan bu taahhüdü geçersiz kılacak bir durum da söz konusu olmadığına göre, mahkemece, taahhütname kapsamı doğrultusunda işlem yapılması ve istenen tazminatın bu doğrultuda hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ancak,
Dava zorunlu hizmet karşılığı kurum alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine dair olup, 25.2.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasıyla Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Geçici 4. maddesi hükümlerinin somut olayda değerlendirme yapılmak ve oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmek üzere mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, doktora yapmak amacıyla görevlendirilen davalının doktora eğitimini tamamlamadığı, kaydının silindiği ve kadrosunun davacı üniversiteye iade edildiği, bu sebeple davalının taahhüdünü yerine getirmesinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar Özel Daire'ce yukarda yazılı gerekçeyle bozulmuş: yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.
Direnme hükmünü davacı vekili, temyiz etmiştir.
Direnme yoluyla H.G.K.'nun önüne gelen uyuşmazlık, davalının doktorayı bitirememesinden dolayı 8.9.1998 tarihli taahhütname gereğince sorumlu olup olamayacağı, buradan varılacak sonuca göre de, davacının taahhütname sebebiyle tazminat isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalının 8.9.1998 tarihli taahhütnameyle doktora yaptıktan sonra Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne dönerek doktora süresince mecburi hizmet yapacağını, dönmediği takdirde doktoranın üst sınırı olan dört sene zarfında alacağı maaşın tamamını ödeyeceğini taahhüt etmesine ve Özel Dairece bildirilen Yasa hükümlerinin somut olayda değerlendirilmesi gerektiğine göre, H.G.K.'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı H.U.M.K.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının iadesine, aynı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.11.2012 tarihinde yapılan görüşmede oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy