(2942 S. K. m. 38, Geç. m. 6) (3402 S. K. m. 12) (ANY. MAH. 12.05.2011 T. 2009/31 E. 2011/27 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası ile Kamulaştırma Kanunun 38. maddesine dayanılan tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 06.07.2010 gün ve 2009/10935 Esas - 2010/13385 Karar sayılı ilama karşı davalı-karşı davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl davanın reddine, Kamulaştırma Kanununun 38. maddesine dayanan tapu iptal ve tescil davasının kabulüne dair verilen hüküm Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davalı (karşı davacı) idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Birleştirilen tapu iptal ve tescil davası yönünden mahkemece verilen kabul kararı 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesi göz önüne alınarak, kadastrosu yapılan tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağından bahisle hüküm Dairemizce bozulmuş ise de;
Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih ve 2009/31 esas, 2011/27 sayılı kararı ile 5841 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlenin iptali ile ve iptal kararının resmi gazetede yayımlanacağı güne kadar yasanın yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden, bozma kararının yasal dayanağı kalmadığı anlaşıldığından, Dairemizin 05.07.2010 gün ve 2009/10935-2010/13385 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan inceleme sonunda;
Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, birleştirilen dava ise; Kamulaştırma Kanunu'nun 38. maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı (karşı davacı) Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünün açmış olduğu tescil davasının kabulüne, davacı (karşı davalı)nın açmış olduğu tazminat davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı (karşı davalı) vekilince temyiz edilmiştir. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünce dava konusu taşınmazın bir bölüm ünün 1957 yılında kamulaştırılması nedeniyle idare adına tapusunun oluştuğu ve dava konusu taşınmaza 1957 yılında el atıldığı anlaşılmıştır.
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen geçici 6. madde ile Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırma hiç yapılmamış olmasına rağmen, 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu madde yürürlüğe girmeden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar, bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler.
Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılmaması halinde uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir. hükmü getirilmiştir. Bu durumda;
1- Mahkeme mahallinde fen bilirkişisi marifetiyle keşif yapılıp, dosya içinde bulunan Devlet Demiryolları kamulaştırma krokisinin ve davalı idare adına oluşan tapu kaydı zemine uygulanarak taşınmazın kamulaştırma alanında talip kalmadığı, kalmış ise ne kadarının kaldığı ve varsa davalı (karşı davacı) idarenin tapu kapsamı dışında kalan ve kamulaştırmasız el atılan bölüm kesin olarak tespit olunduktan sonra, kamulaştırılan bölüm yönünden kişi adına oluşan tapu kaydı iptal edilerek davalı (karşı davacı) Devlet Demiryolları adına tesciline karar verilirken, kamulaştırma dışında kalan ve idarece kamulaştırmasız el atılan bölüm yönünden davalı (karşı davacı) idarenin tapu iptal ve tescil davası açma imkanı kalmadığından birleşen dosyanın bu yönden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Kamulaştırılan alan dışında kalıp, kamulaştırmasız el atılan bölüm yönünden taraflar arasında uzlaşma sağlanamayacağı anlaşıldığından, esastan inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı (karşı davalı)nın açmış olduğu tazminat davasının reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı (karşı davalı) vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı-karşı davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı-karşı davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, 14.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy