(4857 S. K. m. 18, 57) (9. HD. 25.02.2011 T. 2009/5367 E. 2011/5035 K.)
Dava: Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. B. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesi uyarınca feshedildiğini, yıllık izin haklarının tam olarak kullandırılmadığını ileri sürerek yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının yıllık izinlerinin bazılarını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargıtay Bozma İlamı:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2011 tarih ve 2009/5367 E, 2011/5035 K. sayılı ilamı ile davacının kullanılmayan izinleri karşılığı alacağının izin kullandırılması gereken dönem sonu ücreti üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
D) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunduğundan uyulmasına karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hak ettiği yıllık izin süresinin ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, bozma öncesi mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının 169 gün kullanmadığı izni olduğu belirlenip hesaplama yapılmış ve mahkemece bu hesaba değer verilerek hüküm kurulmuştur. Karar davalı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin ilamı ile bozulmuştur. Bozma sonrası yeniden uzmanlığına başvurulan bilirkişinin yeniden kullanılmayan izin süresinin miktarını hesaplaması doğru değildir. İlk karardaki izin süresi davalı açısından usulü kazanılmış hak niteliğinde olup davalı açısından kesinleşmiştir. Bu nedenle fazla izin ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy