(2577 S. K. m. 2) (UYM. MAH. 06.12.2010 T. 2010/186 E. 2010/256 K.) (YHGK 16.01.2013 T. 2012/22-1657 E. 2013/1 K.)
Dava: Davacı, tasarruf teşvik kesintisi ve nema alacağının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Hazineye İzafeten Mal Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Davacı, tasarruf teşvik ve nema alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı Hazine yönünden davanın kabulüne, davalı Belediye Başkanlığı yönünden davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık idari bir işlemden kaynaklanmaktadır.
Somut olayda kamu kurumu niteliğinde olan davalıya husumet yöneltilerek kurumu belli doğrultuda tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nema alacağının ödenmesine dair idari işlem tesis etmeye zorlayıcı hüküm kurulması amaçlandığına göre talebin idari nitelik taşıdığı kabul edilmelidir.
Ayrıca tasarruf kesintilerinin ilgililerin iradeleri dışında, idarenin kamu gücü kullanılarak yapıldığı, konunun kamu hukuku alanına dair olduğu gözetildiğinde ve tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nemaların tahsili istemiyle, idareye karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, idari yargı yerinin görevli olduğuna dair Uyuşmazlık Mahkemesi 6.12.2010 tarih ve 2010/186-256 E-K sayılı kararı da dikkate alındığında bu tür bir uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerekir. 2577 Sayılı İYUK. gereğince "idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları zarar görenler tarafından açılacak tam yargı davaları" idari dava olarak belirlenmiştir.
Yargıtay H.G.K.nun 16.1.2013 tarihli 2012/22-1657 Esas ve 2013/1 Karar sayılı ilamı ve H.G.K.nun 23.1.2013 tarihli 2012/22-1795 Esas, 2013/125 Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, kamu çalışanları tarafından tasarruf kesintisi, işveren katkısı ve nema alacağının tahsili istemiyle Hazine ve işveren Belediyeye karşı açılan davalarda, idari yargı yerinin görevli olduğunun kabul edileceği belirtilmektedir.
Şu durumda dava, 2577 Sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca adli yargının görevi dışında kaldığından yargı yolu bakımından dilekçenin reddine karar vermek gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Hazine Müsteşarlığının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy