(2004 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki şikayet kanun yolundan dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 9.İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 12.3.2010 gün ve 2010/226 E. 2010/263 K.sayılı kararın incelenmesi şikayetçi/borçlu tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17.3.2011 gün ve 2010/23396 E. 2011/3821 K.sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.nca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Bilindiği üzere, İcra Hakimliğinin kararlarına karşı temyiz süresi İcra İflas Kanununun 363.maddesi gereğince tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 10 gün olup; kararın yüze karşı verilmesi halinde bu süre tefhimden, yoklukta verilmesi halinde ise tebliğ tarihinden itibaren hesaplanacaktır.
Somut olaya gelince:
İstek, şikayete dair olup, İcra Mahkemesince hükme bağlanmıştır.
Yerel Mahkemece şikayetin reddine dair direnme kararı karşı taraf/alacaklı vekilinin yüzüne karşı, şikayetçi/borçlu vekilinin yokluğunda verilmiş olup; şikayetçi/borçlu vekiline karar 23.8.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir.
İcra Mahkemesi'nin kararına karşı yasal 10 günlük temyiz süresi tatile rastlamayan 2.9.2011 günü mesai bitiminde sona ermiştir.
Şikayetçi/borçlu vekili ise hükmü 5.9.2011 tarihinde harcını yatırmak suretiyle temyiz etmiş; dilekçesi aynı tarihte havale ve başka mahkemeden gönderilmekle muhabere defterine kaydolunmuştur.
Hal böyle olunca; yasal temyiz süresi geçtikten sonra verilmesi nedeniyle, incelenme olanağı bulunmayan temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, şikayetçi/borçlu vekilinin süresinde verilmeyen temyiz dilekçesinin REDDİNE, 28.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy