(5237 S. K. m. 257)
Dava ve Karar: Görevi kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda; Kartal (İstanbul Anadolu) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2010 gün ve 2010/330 E. 2010/377 K. sayılı beraat kararının katılan tarafından temyiz edildiği, Dairemizin 30/10/2014 günlü 2013/4979 Esas ve 2014/10262 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince 29/01/2015 gün ve 2014/460 E. 2015/14 K. sayılı karar ile direnildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2015 tarih ve 2015/127936 sayılı tebliğnamesi ile de dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, ancak Ceza Genel Kurulunun 14/12/2016 tarih ve 2015/368 E. 2016/1551 K. sayılı kararı ile 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 36 ve 38. maddelerine göre direnme kararı yönünden öncelikle Dairemizce incelenmesinde zorunluluk bulunan dosyanın gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür.
Bu itibarla, yerel mahkemece ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulmuş olması nedeniyle mahkemenin son uygulamasının direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan ve Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/467 Esas sayılı dosyasında çocuğa yönelik cinsel istismar suçundan yargılanan katılan ...in vekaletli müdafiisi bulunan sanığın, katılan hakkında verilen hükmün temyizen aleyhe bozulması üzerine yapılan yargılama sırasında 15/01/2009 ve 10/02/2009 tarihli oturumlara katılmadığı sabit ise de; ilk celseye katılanın da getirilmediği, diğer celsede de katılanın hukuki durumunu etkileyecek esaslı bir işlem yapılmadığı ve tüm dosya kapsamına göre bozma öncesi yargılama sırasında da sanığın duruşmaları takip ettiği, bu itibarla katılanın bir mağduriyetinin bulunmadığı ve toplanan delillerin mahkumiyete yeterli olmadığı anlaşıldığından, mahkemenin beraat gerekçesinde yetersizlik ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy