(1163 S. K. m. 1, 16, 27)
Dava: Taraflar arasındaki "kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa (4.)Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 2.5.2012 gün ve 2010/332 E. 2012/179 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2012 gün ve 2012/4731 E - 2012/7065 K sayılı ilamı ile;
(... Davacı vekili, müvekkilinin aidat yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle, borç miktarını gösterir iki ihtar çekilmeden, yasaya ve anasözleşmeye aykırı olarak üyelikten ihraç edildiğini ileri sürerek, davalı kooperatif yönetim kurulunca müvekkili hakkında alınan ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının, 23.1.2008 tarihli yönetim kurulu kararıyla üyelikten ihraç edildiğini ve ihraç kararının davacıya 8.2.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, bu sebeple dava tarihi itibariyle üç aylık hak düşürücü sürenin sona erdiğini, öte yandan davalının altı yıldır genel kurullara katılmadığını ve aidatlarını ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; davacı hakkında alınan yönetim kurulu ihraç kararının 8.2.2008 tarihinde usulsüz olarak davacının hissedarı bulunduğu şirkette çalışan kardeşine tebliğ edildiği, bu bakımdan yasada öngörülen üç aylık hak düşürücü sürenin sona ermediği, ihraç kararından önce borç miktarını açık bir biçimde gösterir iki ihtar çekilmesine dair prosedürün yerine getirilmediği, davacıya borcunu ödemesi için yalnızca bir ihtar çekildiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kooperatif yönetim kurulu ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
18.12.2006 tarihli ihtarname davacının kooperatife bildirdiği "Yeni Yalova Yolu ...kmAlaşar/Bursa" adresine tebliğe çıkarılmış, 23.1.2008 tarihli ihraç kararı ise 8.2.2008 tarihinde "Organize Sanayi Bölgesi Y... Cd. No: ... Nilüfer/Bursa" adresine, aynı adreste yetkili tebliğe ehil memur olduğu belirtilerek davacının kardeşi B. E.'a tebliğ edilmiştir. Mahkemece bu tebligatın geçersiz olduğu sonucuna varılarak, davanın süresinde olduğu kabul edilip işin esası hakkında karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece 18.12.2006 tarihli ihtarnamenin tebliğ belgesiyle 2007 yılı genel kurulunun davacıya tebliğine dair tebligat parçasının arkalı önlü onaylı örnekleri getirtilip, davalı kooperatifin 2007 genel kurul çağrı kağıdını ve ihraç kararını, davacın kooperatife bildirdiği ortaklar defterinde yazılı adres dışında farklı bir adrese tebliğe çıkarma nedeni ve davacının adres değişikliği bildiriminde bulunup bulunmadığı hususları araştırıldıktan sonra, oluşacak sonuç çerçevesinde ihraç kararı tebliğinin geçerli olup olmadığı değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı hakkında yönetim kurulu tarafından verilen ihraç kararının 8.2.2008 tarihinde usulsüz olarak davacının hissedarı bulunduğu şirkette çalışan kardeşine tebliğ edildiği, bu bakımdan yasada öngörülen üç aylık hak düşürücü sürenin sona ermediği, ihraç kararından önce borç miktarını açık bir biçimde gösterir iki ihtar çekilmesine dair prosedürün yerine getirilmediği, davacıya borcunu ödemesi için yalnızca bir ihtar çekildiği gerekçesiyle davanın kabulüyle ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarda başlık bölümünde gösterilen sebeplerle bozulmuştur.
Yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı vekili getirmiştir.
H.G.K. önüne gelen uyuşmazlık; ihraç kararının tebliğinin geçerli olup olmadığı konusunda yerel mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmak için yeterti olup olmadığı, varılacak sonuca göre ihraç kararının, davacının kooperatif ortaklar defterinde yazılı adresi dışında farklı bir adrese tebliğe çıkartılma nedeninin araştırılması gerekip gerekmediği ve kooperatif genel kurulu tarafından ihracın kabulüne karar verilmesinin davaya etkisi noktalarında toplanmaktadır.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde de açıklandığı üzere, kooperatifler; ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla, gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan tüzel kişiliklerdir.
Anılan Kanun'un "Ortaklıktan Çıkarılma Esasları ve İtiraz" başlıklı 16. maddesi; "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifiyle genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.
Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığıyla tebliğ ettirilecek bir yazıyla yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz, itiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.
Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.
(Ek fıkra; 6.10.1988-3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." hükmünü amirdir.
Bu hüküm göstermektedir ki, ortağın ana sözleşme gereği belirlenen parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmekte; bu gereği yerine getirmediği için ihraç edilen üyeye ise kooperatif üyeliğinden ihraç kararının usulünce kendisine tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde itiraz olanağı tanınmaktadır.
Öte yandan, ortağa bildirilen borç miktarının ortağın kooperatife girişi ve sonrasındaki durumlara göre kişisel ve gerçek borç miktarını yansıtması gerekmekte olup aksi halde ortak, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. ve 27. maddesi hükümlerine uygun şekilde temerrüde düşürülmüş olmayacaktır. Zira bahsi geçen 27. madde uyarınca kooperatifin, sermaye veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarına münasip bir süre vererek yükümlülüklerini yerine getirmelerini istemesi, ilk isteğe uymayanlara ise bir aylık 2. bir süre tanıması gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde: davalı kooperatifin yönetim kurulunun ihraç kararının davacıya tebliğ edildiği adres "Organize Sanayi bölgesi Y... Cad. No: ... 34 Bursa" adresidir. Ancak bu adresin kooperatif kayıtlarında yer alan davacı ortağa ait adresten farklı olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Zira adres değişikliği bildirimi yapılmadığının belirtildiği 2.5.2011 tarihli davalı dilekçesinde bu husus açıklanmış olup, davacı D. E.'un kooperatife bildirmiş olduğu adresin Yeni Yalova Yolu ... Km. Alaşar/Bursa olduğu, "kooperatif resmi kayıtlarında yapılan tüm incelemelerde de davacı tarafından adres değişikliğine dair hiçbir yazılı bildirim ve resmi belgeye rastlanmadığı" belirtilmiştir. Davalı kooperatifin 19.1.2002, 5.4.2003, 24.8.2004, 18.6.2005, 24.6.2006 tarihli genel kurul toplantılarına çağrının da bu adrese yapıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının davalı kooperatife bildirdiği adresten farklı bir adrese çıkartılan tebligatın davacı ortağa tebliğ edilmemiş olması sebebiyle yönetim kurulu ihraç kararı davacıya tebliğ edilerek kesinleşmiş değildir. Öte yandan, davalı kooperatifin 2.5.2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan 12 numaralı karar aynen; "D. E.'un ihracının kabulüne..." şeklindedir.
Bu itibarla, aksi ispatlanmadığı için davalı tarafından keşide edilen 28.4.2010 gün ve 10168 yevmiye numaralı cevabi ihtarnameyle davalı kooperatif tarafından davacı ortağa ihraç edilmiş olduğunun ilk kez bildirildiğinin kabulü zorunlu olup, bu ihtarın tebliğine dair belge dosyada bulunmamakla birlikte davanın açıldığı 3.6.2010 tarihi itibariyle 3 aylık hak düşürücü süre dolmadan davanın açıldığı sabittir. Bu aşamada hemen belirtilmedir ki genel kurul kararlarına karşı Kanun'un 53. maddesindeki 1 aylık dava açma süresinin tek istisnası, üyelik ihraç kararlarına karşı açılacak davalardır ve süre bu halde 3 aydır.
O halde, yasal süresinde açıldığı belirlenen davada yerel mahkemece yapılması gereken, yukarda açıklanan ilkeler ve 2.5.2009 tarihli genel kurul kararı dikkate alınarak eldeki davanın, yönetim kurulu kararını onayan kooperatif genel kurul kararının iptali istemi olarak değerlendirilerek inceleme yapmaktır.
Bu durumda, delillerin tartışılması sonucunda davacı ortağın ihracının yasal şartlarının oluşup oluşmadığının tespitiyle varılacak sonuca göre gerektiğinde 2.5.2009 tarihli genel kurulun 12 numaralı kararının davacıyla ilgili bölümünün iptaline yönelik hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme direnme kararının bu değişik gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
Direnme kararı açıklanan bu değişik sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda gösterilen değişik nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının iadesine, 15.04.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy