(3167 S. K. m. 16) (5941 S. K. m. 5) (5237 S. K. m. 2, 7) (5271 S. K. m. 34, 230) (10. CD. 11.01.2011 T. 2010/57641 E. 2011/235 K.)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan hükümlü H.B. 'ın 4814 Sayılı Kanunla değişik 3167 Sayılı Çek Kanununun 16/1 ve 16/3 üncü maddeleri uyarınca 3.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile çek hesabı açtırmasının yasaklanmasına dair Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 4.3.2011 tarihli ve 2010/830 Esas, 2011/101 Sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre mahkemece 5941 Sayılı Kanunun sanığın aleyhine olduğu kabul edilmiş ise de Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11.1.2011 tarihli ve 2010/57641 Esas, 2011/235 Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, her iki kanunun ayrı ayrı olaya uygulanarak sonuç cezaların ve diğer yaptırımların belirlenmesi, öncelikle asıl cezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğunun kabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak lehe kanunun saptanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı C.M.K.nın 309 uncu maddesi gereğince bozulması lüzumu T.C. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16.11.2011 gün ve B.03.0.cig.0.00.00.04-105-42-8471-2011/14307/58078 Sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye ihbar ve dava evrakıyla birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Karar: Hükümden sonra 3.2.2012 tarih ve 28193 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 Sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5941 Sayılı Çek Kanununda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hakim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir kanun yolu olması nedeniyle, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7 nci maddeleri uyarınca, sanığın hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin Mahkemesince yapılarak, bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 Sayılı Çek Kanunu ile 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, davaya konu suçun unsurları, suç için öngörülen yaptırımlar ve bankanın kanunen ödemekle yükümlü tutulduğu sorumluluk miktarları farklı biçimde yeniden düzenlenmiştir.
Mahkemece 3167 Sayılı Kanunun sanığın lehine olduğu kabul edilmiş ise de 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7 nci maddeleri uyarınca her iki kanunun ayrı ayrı olaya uygulanarak sonuç cezaların ve diğer yaptırımların belirlenmesi, öncelikle asıl cezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğunun kabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak lehe kanunun saptanması ve C.M.K.nın 34 ve 230. maddelerine uygun olarak her iki Kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve bu itibarla kanun yararına bozma isteyen ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 4.3.2011 gün ve 2010/830 Esas, 2011/101 Sayılı Kararının C.M.K.nın 309 uncu maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, müteakip işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy