(4721 S. K. m. 2) (2822 S. K. m. 2) (9. HD. 09.03.2010 T. 2010/6273 E. 2010/6265 K.) (YHGK 26.02.2003 T. 2003/9-32 E. 2003/96 K.) (9. HD 10.10.2006 T. 2006/28232 E 2006/26830 K.)
Dava: Davacı, Türk Harb-İş Sendikası Ankara 1 nolu Şubesi'nin Olağan Genel Kurulu'nun tüm sonuçlarıyla birlikte iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, kabul doğrultusunda davanın kabulüne, istem gibi 02.10.2010 tarihinde gerçekleştirilen Türk Harb-İş Sendikasının Ankara 1 nolu Şubesinin Olağan Genel Kurulunun tüm sonuçları ile birlikte iptaline karar vermiştir.
Karar: Hüküm süresi içinde Hakkı Çankaya ve Gürsel Şimşek tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö. F. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Türk Harb-İş Sendikası Ankara 1 Nolu Şubesi'nin Olağan Genel Kurulu'na yönelik yapılması gereken delege seçimlerinin, seçim ünitelerinin usulsüz olarak sendika Ana Tüzüğü ve Delege Seçim Yönetmeliğine aykırı olarak belirlendiğini, delege seçimleri için Ankara İş Mahkemelerinde birçok dava açıldığını, buna rağmen Genel Kurul'un bu delegelerle toplandığını belirterek Türk Harb-İş Sendikası Ankara 1 Nolu Şubesi Olağan Genel Kurulu'nun tüm sonuçlarıyla birlikte iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili (Harb-İş Sendikası Genel Merkezi temsilen) duruşmadaki beyanında davayı kabul ettiklerini belirterek talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 02.10.2010 tarihinde gerçekleştirilen Türk Harb-İş Sendikasının Ankara 1 Nolu Şubesinin Olağan Genel Kurulunun tüm sonuçları ile birlikte İptaline karar verilmiştir.
Hüküm müdahale isteminde bulunan Gürsel Şimşek ve Türk Harb-İş Sendikası genel merkez yönetim kurulu üyesi Hakkı Çankaya tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece her iki temyiz isteminin 05.05.2011 tarihli iki ayrı Ek karar ile reddine karar verilmiştir.
Bu kez Gürsel Şimşek ve Hakkı Çankaya Ek kararları ve asıl kararı temyiz etmişlerdir.
Somut olayda davalı adına davayı takip eden davalı sendika genel merkez vekillerinin vekaletnamesinde davayı kabule yetkileri olduğu, vekaletnamede genel sekreter ve genel başkan imzası bulunduğu, sunulan Merkez Yönetim Kurulu Kararına Uygun Olarak yönetim kurulu üyelerinde ikisinin imzasını taşıdığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili usulüne uygun vekaletname uyarınca davayı kabul etmiştir.
Dava Türk Harb-İş Sendikası Ankara 1 Nolu Şubesi Olağan Genel Kurulu'nun tüm sonuçlarıyla birlikte iptaline ilişkindir.
2822 sayılı Kanunun 2. maddesinde Sendikalar İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için meydana getirdikleri tüzelkişiliğe sahip kuruluşlara denilir. şeklinde tanımlanmışlardır. Gerçekten sendikalar sosyal dengenin korunması gibi kamu düzeni işlevi görmektedirler. O halde davanın sendikalar kanunundan kaynaklanmakta olması nedeniyle, kamu düzeninin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. (Yargıtay 9.HD. 09.03.2010 gün 2010/6273 E, 2010/6265 K)
Sendika şubelerinin tüzel kişiliği olmayıp, bu sebeple dava yöneltilemez ise de (Yargıtay 9.HD 10.10.2006 gün 2006/28232E 2006/26830 K) sendika şubelerinin husumette yer almaması bazen şube aleyhine genel merkezin taraflı davranışını engelleyememe sakıncasını beraberinde getirmektedir. Şubelerin görülmekte olan davalarda taraf olmamaları haklarını yeterince savunamama sonucuna yol açmaktadır. Görülmekte olan bu davada da Türk Harb-iş sendikası vekili davayı kabul etmiş ise de, sendika Ankara 1 Nolu Şubesi'nin davanın taraflarından bağımsız haklarının ve menfaatlerinin olduğu açıkça görülmektedir. Bu tür şube genel kurul kararının iptali davalarında sendika genel merkezlerinin davada taraf olarak muvazaalı biçimde hareket ederek kendilerine muhalif şubeler yönünden davayı kabul edebilecekleri ihtimalide akla gelebileceğinden mahkemece bütün bu hususların resen incelenmesi gerekir.
Yargıtay HGK 26.02.2003 gün 2003/9-32 E, 2003/96 sayılı kararına konu olan bir dava da: Sendikanın İzmir Üç No'lu Şubesinin genel kurulunun bütün sonuçları ile iptal edilmesi istenmiş, sendika genel merkezi davayı kabul etmiştir. Şube yöneticiliğine seçilenler ise asli müdahale isteminde bulunmuştur. Hukuk Genel Kurulu verdiği kararda Genel Kurul Kararının iptali için bir ay içerisinde dava açılması ve bu sürenin hakdüşürücü süre olduğu, asli müdahillerin de bu süre içerisinde davaya müdahale etmeleri ileri sürülebilir ise de; her hak gibi bu savunma hakkının da ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında bulunduğu kabul edilmelidir. Hakkın objektif iyi niyet kuralına aykırı olarak kullanıldığı itirazı kamu düzeni ile ilgili olduğundan MK. 2. md'si uyarınca davanın her safhasında ileri sürülebilir ve mahkemece re'sen (kendiliğinden) dikkate alınır. Bu ilkeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; 04.03.2002 günlü dilekçe ile asli müdahale talebinde bulunanlar iptali istenen 05.01.2002 gününde yapılan genel kurulda şube yöneticiliğine seçilmişlerdir. Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali davasının asli müdahale talebinde bulunanların genel kurul kararı ile edindikleri haklarını ellerinden almak amacıyla davanın taraflarınca muvazaalı biçimde hareket ederek davayı kabul ettikleri ileri sürüldüğüne göre bu ciddi iddianın mahkemece tetkiki gerekir. şeklinde görüş bildirmiş ve asli müdahillerin istemleri ve sundukları delillerle davacı ve davalı delillerinin birlikte değerlendirilmesini istemiştir.
Bütün bu anlatılan hususlar gözetildiğinde davalı sendika Ankara 1.Nolu Şube yönetimine usule uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanıp, sendika şubesine davaya ilişkin hukuki dinlenme hakkı sağlanarak, göstereceği delillerin toplanıp dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy