(2822 S. K. m. 13, 14, 15) (9. HD. 02.03.2010 T. 2010/6873 E. 2010/5635 K.) (9. HD. 22.09.2004 T. 2004/24208 E. 2004/19650 K.)
Dava: Davacı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 6.10.2011 tarih B.13.0.çgm 0.12.04.00/103.02/15837 Sayılı yetki tespit belgesinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, yetki yönünden davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: A- Davacı İsteminin Özeti: Davacı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 6.10.2011 tarih B.13.0.çgm 0.12.04.00/103.02/15837 Sayılı yetki tespit belgesinin iptalini istemiştir.
B- Davalıların Cevabının Özeti: a- Kristal İş Sendikası, yetki tesbitinin işletme düzeyinde yapıldığını, işletmenin merkezinin Beşiktaş 4. Levent/İstanbul olduğunu belirterek, dosyanın yetkili İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
b- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C- Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, yetkinin işletme düzeyinde verildiği, şirket merkezinin İstanbul'da olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin 2822 Sayılı Kanunun 15. maddesi gereğince yetki yönünden reddine, dosyanın İstanbul İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
D- Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir.
E- Gerekçe: Taraflar arasında, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 13. ve 15. maddeleri uyarınca açılan olumlu yetki tespitine itiraz davasında yetkili mahkeme konusunda uyuşmazlık vardır.
Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu Yetki itirazı başlıklı 15. maddesinde Kendilerine 13 ve 14. maddeler uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren, taraflardan birinin veya her ikisinin gerekli yetkiyi haiz olmadıkları veya kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü içinde işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye yapabilir. Toplu iş sözleşmesi birden fazla bölge müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsadığı hallerde itiraz Ankara'daki iş mahkemesine yapılır. İşletme toplu iş sözleşmesi için itiraz, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine yapılır. İtiraz dilekçesi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına veya ilgili Bölge Müdürlüğüne kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunu temsil edemeyen sendika yetki itirazında bulunamaz... düzenlemesi yer almış olup, maddede yetkili mahkeme konusunda üç olasılık düzenlenmiştir.
Maddeye göre yetki tespitinde itiraz, bir işyeri varsa işyerinin bağlı olduğu Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye, toplu iş sözleşmesi birden fazla bölge müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsadığı hallerde (Grup TİS) Ankara iş mahkemesine, İşletme toplu iş sözleşmesi söz konusu ise işletme merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine yapılır.
2822 Sayılı Kanunun 15. maddesinde özel yetki kuralına yer verilmiş olup, maddede gösterilen yetki belirlemesi, kamu düzeniyle ilgili olup kesin yetki saptamasıdır. Mahkeme yetkisizliğini her zaman kendiliğinden gözetecektir.
O halde somut olayda yetkili mahkeme işletme merkezinin bulunduğu yer iş mahkemesi olduğundan, öncelikle işletme merkezi belirlenmelidir. Bu konuda gerekli deliller toplanmak suretiyle yetki tespitine konu işyerine ait şirket ana sözleşmesi, ticaret sicil kayıtları da getirtilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece sadece dosyaya sunulan dava dışı şirkete ait kayıtlar üzerinden yapılan incelemeyle sonuca gidilmesi ve eksik araştırmayla dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de; 2822 Sayılı TİSGLK.nun 15. maddesi uyarınca açılmış bulunan yetki tespitine itirazlarda işyerinde çalışan işçi sayısı uyuşmazlık konusu olduğundan işverenin davaya dahil edilmesi gerekir. Bu tür davalarda işverenin yasal hasım olduğu ve dava sonunda hukuki durumunun etkileneceği dikkate alınmalıdır.
Mahkemenin re'sen işvereni davaya dahil ettirip taraf teşkili sağladıktan sonra yargılamaya devam edip karar vermesi gerekirken bu eksiliğin giderilmemesi hatalıdır. (Dairemizin 22.9.2004 gün, 2004/24208 E, 2004/19650 K sayılı ilamı Dairemizin 2.3.2010 gün 2010/6873 E 2010/5635 K sayılı ilamı bu yöndedir.)
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 14.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy