(1086 S. K. m. 445) (10.HD. 06.07.2010 T. 2010/8354 E. 2010/10245 K.)
Dava: Davacı, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile verilen hükmün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı vekili, SGK (devredilen Bağ-Kur) tarafından Honaz Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan rücu davasında, sürücü belgesi olmayan sigortalıya araç kullandırmaktan dolayı rücu alacağından sorumluluğa karar verildiğini, sigortalının sürücü belgesi bulunduğu ve bu hususun 02.08.2007 tarihli emniyet müdürlüğünün yazısı ile öğrenildiğini, kararın temel gerekçesinin ortadan kalktığını, yargılamanın iadesi talebinin kabulüne, eski hükmün kaldırılarak kurumun açtığı davanın reddine karar verilmesini istemiş. Mahkemece; davanın kabulü ile Kurumun açtığı rücu davasının reddine karar verilmiştir.
İlke olarak, kesin hükme bağlanmış bir davaya yeniden bakılamaz. Bunun en önemli istisnası yargılamanın yenilenmesi yoludur. HUMK. nun 445 ve devamı maddelerinde düzenlenen iadei muhakeme, bazı ağır yargılama hatalarında ve yanlışlıklarından dolayı, maddi anlamda kesinleşen hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Bir başka deyişle yargılamanın yenilenmesinin ön koşulu, aleyhine yargılamanın iadesi istenecek hükmün kesinleşmiş olmasıdır. Bir karar henüz kesinleşmemişse HUMK. nun 445. maddesinde öngörülen sebeplerden biri mevcut olsa bile, hüküm kesinleşmeden önce yargılamanın iadesi yoluna gidilemez.
Somut olayda, yargılamanın iadesine konu olan Honaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/38 Esas 2001/254 Karar sayılı rücu dosyasının, temyiz edildiği. Dairemizin 06.07.2010 gün, 2010/8354 Esas 2010/10245 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece; yargılamanın yenilenmesinin, sadece kesinleşmiş olan esasa ilişkin son kararlara karşı başvurulabilecek bir kanun yolu olduğu, ortada maddi anlamda kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığı gözetilerek, yargılamanın iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabul üne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.11.2010 gününde oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy