(4721 S. K. m. 1007) (20. HD. 17.01.2012 T. 2011/16678 E. 2012/237 K.)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 17/01/2012 gün ve 2011/16678 - 2012/237 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya, içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı A. O. A. tarafındım Medeni Kanunun 1007. maddesi hükmüne göre açılan tescil davasının reddine ilişkin yerel mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2009/244 - 92 sayılı kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2012 gün ve 2011/16678 -237 sayılı kararı ile Dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen, Kadastro Mahkemesinin 25.04.2005 gün ve 2004/1-2005/5 sayılı kararında söz edildiği gibi, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının ihdasında 2000 dönüm (tahvilen 1.838.000 m2) yüzölçümünde olduğu, hu tapu kaydının miktarı 22.201.202 m2'ye çıkartılmışla da, bu kararın davalı sıfatıyla kimse gösterili neden çekişmesiz yargı kararı olması nedeniyle Hazineyi bağlamayacağı, tapu kaydını değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, bu nedenle kapsamını yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, miktarından çok fazlaya Koyunlar Köyü 364 ila 444, 673 ila 677, 743 ila 754, 757 ila 768, 230, 234, 235, 242, 243, 244, 207. 245 356 ila 363, sayılı Varsak 2454, ila 2459, 2475 ila 2603, 2611 ila 2790, 2797 ila 2820, 2863 ila 2873, ve 3078 ila 3082 numaralı toplam 3.931.926 m2'ye uygulandığı, bu nedenle çekişmeli parseli kapsadığının söylenemeyeceği, davalı gerçek kişinin çekişmeli 229 sayılı parseli için mevcut bir tapu kaydının bulunmadığı, bu nedenle 229 sayılı parsele ilişkin kadastro mahkemesi kararını kesinleşmesi ile zarara uğradığından söz edilemeyeceği belirlenerek, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına değinilerek onanmış, bu kez davacı gerçek kişiler, kendilerini tapuya güvenerek tapu kaydının miktarını 22.201.202 m2 olduğu zannıyla satın aldıkları, bu nedenle iyi iyi niyetli malik olarak zarara uğradıkları, Medeni Kanunun 1007. maddesinin koruması altında oldukları iddiasıyla daire kararının düzeltilerek, yerel mahkeme kararının bozulmasını istemişlerdir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre, dava Medeni Yasanın 1007. maddesi gereğince tazminat isteminden kaynaklanmaktadır.
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygundur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 203.00.- TL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 43.90.- TL. red harcının düzeltme isteyenden alınmasına 11.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy