(506 S. K. m. 26) (6100 S. K. Geç. m. 3) (10. HD. 27.06.2011 T. 2011/4862 E. 2011/9477 K.)
Dava: Taraflar arasındaki rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 7. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 1.12.2010 gün ve 2010/892 E., 2010/671 Sayılı kararın incelenmesi davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.6.2011 gün ve 2011/4862 E. 2011/9477 K. sayılı ilamı ile;
( ... 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı Kurum vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 506 Sayılı Kanunun 26. maddesidir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalı sigorta şirketinden kazaya karışan ... plakalı araca ait sigorta poliçesi ile bu poliçe kapsamında sigortalının hak sahiplerine yapılan ödemelere dair evrak celp edilerek, ödemeye yönelik belgelerin içeriği ve geçerliliği yönünde araştırma yapılarak, ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tarih ve miktarı tespit edilmeli, poliçe limiti ve davalıların kusur oranı gözetilerek, sigorta şirketinin sorumlu olacağı tutar belirlenmeli, poliçedeki teminat tutarının hak sahiplerine ödendiğinin tespiti halinde, sigorta şirketi yönünden, davanın reddinin gerektiği gözetilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Dava; trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, Kurum sigortalısı H. D.'nin davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün yaptığı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, söz konusu kazanın iş kazası olduğunu, olay sebebiyle vefat eden sigortalının hak sahiplerine 16.734,33 YTL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, olayda davalının tam kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın olay tarihinde 2211379 poliçe nosu ile A. Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını belirterek 16.734,33 YTL.nin tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi (sigorta şirketinden poliçedeki limitle sınırlı olarak) davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı A. Sigorta A.Ş. vekili, davacının reddini savunmuştur.
Davalı A. D. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar,
Özel Dairece, davalı A. Sigorta A.Ş yönünden sigorta poliçesi celbedilerek teminat limiti belirlenip, ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak poliçe limiti ve davalıların kusur oranına göre rücu alacağı tutarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması üzerine yerel mahkemece uyma kararı üzerine yapılan yargılama sonucu, davalı sigorta şirketince, H. D. mirasçılarına 27.8.2003 tarihinde poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığı ve teminat limitini karşılanmış olması sebebiyle davalı şirket yönünden konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı yönünden kusur oranı dikkate alınarak 15.275,083 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davalı A. D.'nin %100 kusur oranına tekabül eden 15.275,083 TL kurum zararının davalı A. D.'den tahsis ve onay tarihi olan 25.9.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacı kuruma verilmesine, davalı sigorta şirketince H. D. mirasçılarına poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığı görülmekle ve teminat limitini karşıladığından davalı şirket yönünden ödeme yapıldığından bu davalı yönünden davanın konusu kalmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
Özel Dairece, yukarda açıklanan sebeplerle karar bozulmuştur.
Yerel mahkemece, sigortalı H. D.'nin davalı A. D.'nin sevk ve idaresindeki 1994 model Isuzu markalı ... ... plakalı araçla 1994 model Isuzu markalı ... ... plakalı araçların aynı olduğu ... ... (... Isuzu marka) plakalı araç olay tarihinde 22.11379 poliçe nosu ile A. Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığı, A. Sigorta tarafından vefat edenin mirasçıları, Eş F. ve kızı Ş. için poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığı ödeme belgelerinin de dosyaya sunulmuş olduğu, ayrıca aynı kaza olayında ölen sigortalı Ş. A. ile ilgili kurumun giderleri için açılmış olan dava sonucunda verilen, mahkemenin 2010/79 E 2010/355 K. sayılı kararının da Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 9.11.2010 tarih ve 2010/12676 E, 2010/15314 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, her iki dava dosyasının aynı zararlandırıcı olaydan kaynaklandığı, araştırmaların aynı özen titizlikle yürütülmüş olduğu, bu sebeple dava dosyasında bozma ilamında belirtilen eksiklikler olmadığı belirtilerek önceki hükümde direnilmiştir.
Direnme hükmünü, davacı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili temyize getirmiştir.
Direnme yoluyla H.G.K. önüne gelen uyuşmazlık; araç Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı konumunda bulunan davalı A. Sigorta A.Ş.'nin poliçe kapsamında sigortalının hak sahiplerine yaptığı ödemeyle ilgili yeterli araştırma yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dosya içeriğinden, davalı A. Sigorta A.Ş vekilinin 4.6.2008 havale tarihli temyiz dilekçesine eklediği ( 5492348 dosya numara ile H. D. varisleri eşi ve küçük çocuğuna 18.000.000.000,00 TL (18.000,00 TL) ödeme yapıldığı) yazılı olan, 9.5.2008 tarihli ödeme fişi fotokopisi dışında, H. D. mirasçılarına, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını gösterir belge aslı veya onaylı sureti bulunmadığı gibi, 27.11.2002 tarih ve 3463-K-2211379 numaralı sigorta poliçesinin teminat altına aldığı ... ... plakalı isuzu marka araçla trafik kaza tespit tutanağından kazaya karıştığı belirtilen ... ... plakalı İsuzu marka aracın aynı araç olduğunu gösterir trafik tescil kayıtlarının da dosya içersinde bulunmadığı gibi, kaza tespit tutanağında geçen ... ... plakalı araca ait ayrıca sigorta poliçesi bulunup bulunmadığı da anlaşılamamaktadır.
Bu durumda tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle ödeme belgelerinin aslı yada onaylı örnekleriyle ilgili resmi kayıt ve belgeler dosyaya getirtilmeden aynı olay sebebiyle ölen sigortalı Ş. A. ile ilgili kesinleşen bir başka karara atıf yapılmakla yetinilmesi yeterli görülmediğinden H.G.K.'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı H.U.M.K.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5521 Sayılı Kanunun 8/son maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.03.2013 oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy