(406 S. K. Ek m. 29) (4046 S. K. m. 22) (375 S. KHK. Ek m. 3) (DİDDK 07.04.2011 T. 2011/55 E. 2011/205 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin Mersin İl Müdürlüğünde iş mevzuatına tabii sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken Telekom'un özelleştirilmesi sonucu 406 sayılı Yasanın ek 29 uncu maddesi ve atıfta bulunduğu 4046 sayılı Yasanın 22 nci maddesi hükümlerine göre 15.05.2006 tarihinde Devlet Personel Başkanlığına bildiriminin yapıldığını ve 05.09.2006 tarihinde de Mersin İl Sağlık Müdürlüğünde göreve başladığını, Yüksek Planlama Kurulu'nun 08.05.2006 tarihli ve 2006/T-17 sayılı kararı ile 375 sayılı Yasanın ek 3 üncü maddesi çerçevesinde kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında çalıma sözleşmeli ve kapsam dışı personele her ay 01.01.2006-30.06.2006 tarihleri arasında 40.00 TL, 01.07.2006 tarihinden ise 80.00 TL ek ödeme yapılması ön görüldüğü ancak, davalı Türk Telekom AŞ'nin davacıya hak ettiği ödemeyi ücretine yansıtmadığını, davalı kurumda çalıştığı süre içinde davacının ücretinin eksik ödendiğini, davacının çalışmakta olduğu dönem içinde ve yeni kuruma naklinin yapılması esnasında 2006 yılında çıkan 5473 sayılı Değişik Adlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Memurlar ve Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılması ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre ek ödeme yapılması ve nakil ilmuhaberinin eksik ve yanlış hesaplanması nedeniyle davacıya verilmesi gerekli seyyanen zamların almakta olduğu ücretine yansıtılması gerektiği halde Türk Telekom AŞ'nin davacının bu zamları almakta olduğu ücretine yansıtılmadığını ve davacının naklinde maaş ilmuhaberinin eksik ve yanlış düzenlediğini ve davacının 406 sayılı Yasanın 22 nci maddesinin uygun düzenlenmemesi sonucunda hak kaybına uğradığını bu nedenle maaş nakil ilmuhaberinin yeniden düzenlenerek oluşan maddi zararın tazmini gerektiğini belirterek ücretine yansıtılmayan ek ödemenin davacının almakta olduğu ücrete yansıtılmasını, fazlaya ilişkin dava hakkı saklı tutularak 500.00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini, talep etmiştir.
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını davacının 4046 sayılı Yasa kapsamında başka kuruma nakil gittiğini, 2006/10303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payının %50'nin altına düştüğü tarihten itibaren 180 günlük aylıksız izin süresi içinde Devlet personel Başkanlığına bildirilerek nakle tabi personelden asli ve sürekli görevde çalışmakta olanlarla kapsam dışı personel ve 399 sayılı K.H.K göre tabi sözleşmeli personelin bildirim tarihinde unvanları esas alınarak yönetim kurulunca 15.04.2004 tarihi itibariyle bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve varsa aynı tarihteki bir aya isabet eden ikramiye tutarı dahil diğer mali haklarına 15.02.2006 tarihine kadar geçen süre içerisinde kamu görevlilerine yapılan artış miktarları uygulanmak suretiyle tespit edilen tutarın ücret olarak dikkate alınmak suretiyle Türk Telekom tarafından ödeneceği izin bitiminden sonra aktedilen sözleşmeye göre çalışmaya devam edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç 5 yıl içinde iş sözleşmesi sona erip Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerin devir tarihindeki kadro ve unvanları esas alınarak bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve bir aya isabet eden ikramiye tutarları dahil diğer mali haklarına iş sözleşmelerinin sona erdiği 15 Ocak tarihine kadar geçen süre içinde kamu görevlilerine yapılan artış oranıyla birlikte yeni kurumlarında göreve başladıkları tarihi takip eden ay başına kadar geçen sürede yapılacak ücret olarak dikkate alınarak Türk Telekom tarafından ödeneceğinin belirtildiği davalı şirkette kamu nakil hakkını saklı tutmak kaydıyla çalışmaya devam eden personel yapılan iş sözleşmelerinde ücretlerde yapılacak artış oranının kamuda memur maaş artış oranında olacağı, bununda genel memur maaş zammını ifade ettiği, dava konusu seyyanen zammın bu kapsamda olmadığını maliye bakanlığı tebliğinin de bu yönde olduğu ek ödemenin geçiş ücretine ilavesinin mümkün olmadığını, bu sebeplerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Nakil Bildirim Formundaki aylık ücretin belirlenmesinde, davacının nakle tabi sözleşmeli personel olarak Devlet Personel Başkanlığına bildirildiği, 15.05.2006 tarihi itibariyle yer değiştirme suretiyle atamalarda aylık bildirim formunda davacıya 5473 sayılı Yasayla değişik 375 sayılı Yasanın 3 üncü maddesi hükmü gereği 1.1.2006 tarihinden itibaren ödenmesi gereken aylık 40.52 TL'lik ek ödemeye yer verilmesi gerektiği, buna göre davacının nakil formunda Devlet Personel Başkanlığına 15.05.2006 tarihi itibariyle bildirilmesi gereken aylık net ücretinin (1.887,70 TL + 40,52 toplamı 1.928,22 TL) olarak bildirilmesi gerektiğinin tespiti koşullarının oluştuğu, ek ödeme alacağı talebi yönünden, davacının 5473 sayılı Yasa ile 375 sayılı K.H.K'un 3 üncü maddesine göre eklenen hüküm gereği davalı kurumla ilişiğin kesildiği tarih arasında davalı kurumdan talep edebileceği ek ödeme tutarının talep koşullarının oluştuğu, davacının 05.09.2006 tarihi itibariyle kurumla ilişiği kesilip başka kuruma ataması yapıldığından Devlet Personel Başkanlığına bildirimle ilişik kesme tarihi arasında geçen dönem içinde tüm özlük haklarıyla sağlık masraflarının davalı Türk Telekom tarafından ödenmeye devam edileceği açık olduğundan davacının ilişik kesme tarihine kadar geçen dönem için ek ödeme alacağı ve bunu davalı kurumdan talep edebileceği davalı vekilince yasal süresi içinde zaman aşımı itirazında bulunulmuş olduğundan dava tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek hesaplamalarda 29.03.2006 tarihinin başlangıç olacağı, mahkemece itibar edilen denetime elverişli, 08.02.2012 tarihli bilirkişi raporuyla davacının bildirilmesi gerekli aylık net ücretinin ve ek ödeme alacak tutarının ortaya konduğu, ek ödeme alacak tutarının 383,37 TL olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumda TİP 2 sözleşmesiyle nakle tabi olarak çalışan davacının davalının özelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirmeyle bazı hükümleri değişen 406 sayılı Kanunun Ek. 29 uncu maddesi kapsamındaki düzenleme ve sözleşmedeki hüküm nedeni ile 375 sayılı KHK.'un Ek 3 maddesi ve 399 sayılı KHK.'un Ek II. cetvelinde yer alan kurumlarda çalışan sözleşmeli personele yapılan artışlardan yararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirken bu artışların yer aldığı ücreti gösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göre düzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta normatif dayanaklar 406 sayılı Kanunun Ek. 29 uncu maddesi, 375 sayılı KHK.'un Ek 3 üncü maddesi, 399 sayılı KHK.'un Ek. II cetveli ve bu kanun hükmünde kararnamelere dayanılarak çıkarılan 2006/1, sayılı tebliğ yanında taraflar arasındaki sözleşme hükümleridir.
406 sayılı Kanunun 29 uncu Maddesinin 3 üncü Fıkrasının birinci cümlesine göre 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personel ve kapsam dışı personel statüsünde çalışanlar hakkında, 4046 sayılı Kanunun 22'nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında, Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki unvanları esas alınarak Yönetim Kurulunca 15.04.2004 tarihi itibarıyla bu unvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacak artış oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsam dışı personelden Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerin 15.04.2004 tarihi itibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemiş olması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarak bu tarih için ücret ve diğer mali hakları tespit etmeye Yönetim Kurulu yetkilidir.
Davalıyla nakle tabi kapsam dışı personel arasından imzalanan TİP 2 sözleşmenin 7 nci Maddesindeki kurallara göre ise Nakil hakkını saklı tutan çalışanın ikramiye, yardım vs gibi mali ve özlük hakları için iş mevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yer alan hükümler uygulanır(2.f). Ancak ücretlerde yapılacak artış oranı, kamudaki memur maaş artış oranında olacaktır(3.f).
Diğer taraftan özelleştirme uygulamaları nedeniyle nakilleri düzenleyen 4046 sayılı Özelleştirme Kanununun 22/5 maddesinde özelleştirme nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen sözleşmeli ve iş kanunlarına tabi personelin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına göre almakta oldukları ücret yanında, bildirim tarihi itibarıyla almakta oldukları ikramiye, ek ödeme gibi vs ek ödemelerin de sabit bir değer olarak bildirileceği hükmünü içermektedir.
Gerek yasal düzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümler dikkate alındığında, davalı kurumda özelleştirme öncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399 sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenen davacının özelleştirme sonrası çalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamuda aynı statüde çalışanlar için getirilen özlük haklarından yararlandırılarak, nakil edildiklerinde haklarının korunması amaçlanmıştır. Kısaca davacı kapsam dışı olarak kamuda çalışmış gibi sayılmaktadır.
Danıştay İdari Dava Daireleri'nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205 sayılı kararına göre yasal düzenlemeyle Türk Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzel kişisinde çalışmalarına olanak sağlandığı, söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devam ettiği, İmtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devir sonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406 sayılı Yasa hükümleriyle tanınan ayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreyle çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamu kurumlarına naklen atanmasının sağlanması amacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimle beraber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemler bulunduğu, bu işlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğinde oldukları, davalı şirketin, Telekomünikasyon Kurumuyla Türk Telekom arasında imzalanan Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi ile belli bir kamu hizmetini yürütmek görev ve yetkisiyle donatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleri bulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasa hükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalı şirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisinden farklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmekle görevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusal ayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunan personeliyle ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenen davalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargının görevinde bulunduğu kabul edilmiştir.
Danıştay İdari dava Dairelerinin gerekçeleri dairemizce benimsenmiştir. Gerçekten özelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel, özelleştirme sonrası belirli bir süreliğine davalıyla özel hukuk hükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamında çalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrar statü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının iş sözleşmesiyle çalıştığı dönemde, davalı şirkete davacının ücreti konusunda artış oranının, kamudaki memur maaş artış oranında olacağı yönünde yükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibi personeli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimle beraber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemler yaptırıldığı görülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğinde oldukları açıktır. İdari işlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir.
Mahkemece davaya bakmaya adli yargı yeri değil idari yargı yeri görevli olduğundan dava dilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esasına girilerek kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy