(2004 S. K. m. 71) (6762 S. K. m. 726, 730)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 28.02.2013 tarih, 2012/29892 E., 2013/6687 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Murat Yazıcı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu 19.07.2012 tarihli başvurusunda, çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle icranın geri bırakılmasını talep etmiş, mahkemece, dava açılmadan önce en son yapılan işlemin 30.09.2009 tarihinde borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işlemi olduğu, dosyanın bu borçlu yönünden takipsiz bırakılarak 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiş, bu karar Dairemizce İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/751 E. sayılı dosyasında açılan menfi tespit davası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
İİK.nun 71/2. maddesinde; borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmünün kıyasen uygulanacağı, aynı Kanun'un 33/a-1 maddesinde ise, zamanaşımı gerçekleşmişse icranın geri bırakılacağı hususu düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere borçlunun İİK.nun 71. maddesine dayanan isteminin incelenebilmesi, bu istemin belli bir süre içinde ileri sürülmesi koşuluna bağlı değildir (HGK.nun 04.11.1998 tarıh ve 1998/12-763 E.-1998/797 K. sayılı kararı).
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan, çekin ibraz süresinin dolduğu tarih dikkate alındığında, olaya 6762 Sayılı TTK.nun 726. Maddesi ve 730. maddesinin göndermesi ile de 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK.nun 726. maddesi uyarınca hamilin; cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları, ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrar. Borçlar Kanununun 133.maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve T.T.K.nun 730/18.maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 662.maddesinde, zamanaşımını kesen sebepler, dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Öte yandan, alacaklı tarafından yapılan icra takip işlemleri de zamanaşımını keser. Alacaklının yapacağı icra işlemleri ile süre her defasında yenilenir, yeni bir altı aylık süre başlar.
Ne var ki TTK.nun 663/1.maddesi uyarınca zamanaşımını kesen işlem kimin hakkında yapılmışsa, ancak ona karşı hüküm ifade eder.
İcra takip dosyasının incelenmesinde; takibin kesinleştiği 05.10.2009 tarihinden şikayet tarihine kadar şikayetçi borçlu hakkında altı aylık zamanaşımı süresi içinde takibi ilerletmeye yönelik talepte bulunulmadığı, icra takibinin diğer borçlusunun yaptığı ödemenin adı geçen borçlunun süresinde borca itiraz etmesi sebebiyle infaz anlamına gelmeyeceği, İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/751 E. sayılı dosyasında açılan davanın istirdat davası olduğu ve şikayetçi borçlunun bu davada taraf olmadığı anlaşıldığından, mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken Dairemizce maddi hataya dayalı olarak bozulduğu anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.02.2013 tarih ve 2012/29892 Esas, 2013/6687 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 03.08.2012 tarih ve 2012/768 E. - 2012/704 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 19.06.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy