(5510 S. K. m. 32) (21.HD. 21.06.2012 T. 2012/4755 E. 2012/11898 K.)
Dava: Davacılar, murisinin 10 yıldan fazla sigortalı olması ve 900 günün üzerinde prim ödemesi bulunması sebebiyle 1.3.2009 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme İlamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Karar: Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra isin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacıların temyizine gelince;
Dava, davacılara ölen sigortalıdan ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları başlıklı 32. maddesinde ölüm aylığının, en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplara 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanacağının hüküm altına alınmıştır.
Hak sahiplerine yönelik ölüm aylığı tahsisinde sosyal güvenlik hukuku ilkelerine göre sigortalının yaşamını yitirdiği tarih itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması zorunlu bulunmaktadır.
Somut olayda, 19.11.2008 tarihinde yaşamını yitiren sigortalının hak sahipleri için 5510 sayılı Yasa'nın 32. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Buna göre, 01.05.1997-29.10.2008 tarihleri arasında fasılalarla 663 gün zorunlu sigortalılığı bulunan sigortalı bakımından askerlik borçlanmasına karşılık gelen 240 gün ile birlikte toplam 903 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiştir. 5510 sayılı Yasa'nın 32. maddesinde yer alan her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının ibaresinden, her türlü borçlanma sürelerinin (askerlik borçlanma süresinin) sadece 5 yıllık sigortalılık süresine katılamayacağı, bunun dışındaki 900 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primine katılabileceği belirgindir. Hal böyle olunca, davacıların 5510 sayılı Yasa'nın 32. maddesi gereğince ölüm aylığına hak kazandıkları ortadadır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
10. İŞ MAHKEMESİ
ESAS NO: 2009/511 Esas
KARAR NO: 2010/125
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 29/05/2009
KARAR TARİHİ: 04/03/2010
Mahkememizde görülmekte bulunan Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize verildiği dilekçe ile Muris İ. K.'nın 01/05/1997 tarihinde 506 sayılı yasa kapsamında çalışmaya başlayıp vefat ettiği 19/11/2008 tarihine kadar 663 gün primi ödenmiş sigortalı hizmetinin bulunduğunu, murisin ölümünden sonra eşi Davacı F. K.'nın davalı kuruma müracaat ederek askerlik hizmetinden 240 günlük kısmını borçlanmak suretiyle ölüm aylığı bağlanması için 27/02/2009 tarihinde başvuruda bulunduğunu geçen süreçte davalı kurumca yazılı cevap verilmediği gibi şifahi olarak da aylık bağlanmasının mümkün olmadığının bildirildiğinin sonuç olarak murisin 10 yıldan fazla sigortalı olması ve 900 günün üzerinde prim ödemesi bulunması sebebiyle hak sahiplerine 1/3/2009 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili verdiği cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Murise ait sicil dosya örneği getirtilip dosyasına konmuş davalı kurumca Davacı vekiline gönderilen cevabı yazıda muris İ. K.'nın dosyasında yapılan inceleme sonucunda 1/5/1997-29/10/2008 tarihleri arasında 663 gün sigortalı hizmetinin bulunduğu aylık bağlanması için her türlü borçlanma hariç 900 gün veya borçlanma ile 1800 gün sigortalı hizmetin ve 5 yıllık sigortalılık süresinin gerekli olduğunu murisin bu şartları taşımadığını belirtir şekilde cevap dilekçesi verilmiştir. İhtilafın çözümü için 5510 sayılı kanunun 32. Maddesine bakmak gerekecektir. Sözü edilen maddenin alt a bendini aylığı en az 1800 gün malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi bil dirilmiş veya dördüncü maddesinin birinci fıkrasının küçük a bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalı pirimi bildirilmiş olmak şartı aranacaktır dava konusu somut olay açısından bakıldığında davacı vekilinin de kabulünde olduğu gibi murisin pirimi ödenmiş sigortalı hizmet süresi 663'dür. Madde metninde açıkça vurgulandığı gibi borçlarıma süreleri hariç 900 gün pirimi bildirilmiş sürenin bulunması gerekecektir sadece sigortalılık süresinin yasal sınırın üzerinde olması yeterli değildir daha açık bir ifade ile iki şartın bir arada bulunması gerekecektir dava konusu olayda yasal şart tahakkuk etmemiştir bu nedenle davanın reddi ile aşağıda olduğu şekilde karar vermek gerekmiştir.
Hüküm; Yukarıdaki açıklanan gerekçeler nedeniyle;
1- Yasal şartları taşımayan davanın reddine,
2- Alınması gerekli harç peşin alınmış olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına,
3- Avukatlık ücret tarifesinin 12.maddesi: uyarınca 1.000.-TL maktu ücreti vekaletin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine,
4- Davacıların yapmış oldukları yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Kararın tefhim tarihinden itibaren 8 gün içinde temyizi kabil olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen tefhim kılındı.04/03/2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy