(5490 S. K. m. 35) (18. HD. 06.06.2012 T. 2012/5589 E. 2012/7129 K.)
Dava: Taraflar arasındaki "nüfus kaydının düzeltilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın "kabulüne" dair verilen 1.3.2012 gün ve 2011/261-89 Sayılı kararın incelenmesi davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 06.06.2012 gün ve 2012/5589-7129 Sayılı ilamı ile;
(... Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanıyla davacının nüfusunda F. olan anne kaydının iptaliyle D. olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeniyle yakından ilgili olup, mahkemeler kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Somut olayda, salt taraf beyanları, tanık anlatımı ve kolluk araştırmasıyla yetinilmeyip, iddiayla ilgili olarak dna testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek karar verilmesi gerektiği dikkate alınmayarak yerinde olmayan gerekçe ile DNA testi yaptırılmadan, davanın kabulü doğru görülmemiştir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Ö. Ş. vekili 7.4.2011 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "...davacının nüfusta anne adının F. olarak yazıldığını, üvey annesi olan F. adlı kişinin babası M.'in resmi nikahlı eşi olup 1946 yılında öldüğünü, davacının gerçek annesinin babası M.'le imam nikahlı olan D. T. olduğunu, D. T.'ın yıllarca Şanlıurfa ili Yakutiye mahallesi, P... sokak, No: ... adresinde yaşadıktan sonra öldüğünü, babasının imam nikahlı eşi olan D.'yi nüfusuna almak istediğini buna dair işlemleri yapmak istediğini ancak alamadan öldüğünü iddia ederek, nüfus kütüğünde F. olarak görünen anne adının iptaliyle D. olarak kütüğe kayıt ve tesciline karar verilmesi..." talep ve dava etmiştir.
Davalı Maliye Hazinesi vekili, davanın reddine karar verilmesini; davalı nüfus müdürlüğü temsilcisi ise anne adının D. olarak düzeltilmesinde kayden engel olmadığını belirterek takdiri mahkemeye bırakmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yukarda belirtilen gerekçeyle mahkeme kararı bozulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, H.G.K.'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Maliye Hazinesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı kanunun 440/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.02.2014 tarihinde yapılan görüşmede oyçokluğu ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy