(1086 S. K. m. 284) (YHGK 15.05.2013 T. 2013/23-1332 E. 2013/710 K.) (23. HD. 22.03.2012 T. 2012/704 E. 2012/2258 K.)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili ile davalılar vekili geldi, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin yönetim kurulu üyeleri olduklarını, 18.1.1998 tarihli genel kurulda satılmasına karar verilen 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümleri satın aldıklarını, dava dışı arsa sahiplerinin zamanında inşaatın bitirilmemesi nedenine dayalı olarak açtıkları kira tazminatı davası sırasında teminat olarak arsa sahiplerine 4 numaralı dairenin tapusunun verildiğini, bu devrin 3.5.2003 tarihli genel kurul kararına dayalı olduğunu, bu genel kurul kararı ile ferdileşmeye karşı çıkmamaları için arsa sahiplerine teminat olarak verilen daire tapusunun dava sonunda tahakkuk edecek borcun ödenmesi halinde davacılara verilmesi, borcun kooperatif üyelerince ödenmesi yönünde ve ödeme sonunda 4 numaralı dairenin davacılara devredilmesi yönünde karar alındığını, arsa sahiplerinin açtığı dava sonunda verilen kararın infaz edilmesi amacıyla başlatılan icra takibi sırasında, davacıların ödeme yapmak amacıyla 18.1.1998 tarihli genel kurul kararına istinaden satın aldıkları ve teminat olarak arsa sahibine tapusu devredilen 4 numaralı dairenin tapusunun davacılara devredildiğini, bu devir sonrasında 3 ve 4 numaralı dairelerin dava dışı A. D.'ye satılarak alınan paranın arsa sahiplerine başlattıkları icra takibine istinaden ödendiğini, bu ödemelere ilişkin olarak makbuz alındığını ileri sürerek, 18.1.1998 - 3.5.2003 tarihli genel kurul kararları ve makbuzlarla sabit olan davacılar alacağı olan 106.733,00 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davalılardan kooperatif ortakları aleyhine bu davanın açılamayacağını, davalı kooperatifin ise borcunun bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı arsa sahipleri E. ve A. D.'in davalı kooperatif aleyhine açtığı tazminat davası sonucunda toplam 87.913,18 TL alacak için icra takibi başlattıkları, davaya konu edilen ödemelerin kooperatif adına davacılar tarafından ödendiğine yönelik bir kayıt bulunmadığı gibi, kooperatif tarafından bu yönde alınmış bir karar da bulunmadığı, yapılan ödemeler karşılığı kooperatife ait olması gereken bağımsız bölümleri kooperatif adına tescillerinin gerçekleştirilmediği, davacıların dosyaya ibraz ettikleri makbuzların nitelikleri itibarıyla bu iddianın ispatı bakımından yeterli olmadığı, uyuşmazlık miktarı dikkate alındığında davacıların iddialarını kesin delil ile ispatlamaları gerektiği ve yemin deliline dayanmadıkları, kooperatifin alacaklılarına karşı sadece mameleki ile sorumlu olduğundan ortakların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacıların davalı kooperatife borç verdiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki 18.1.1998 ve 3.5.2003 tarihli genel kurul kararları ve makbuzlardan, davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri olan davacıların, davalı kooperatiften peşin bedelle bağımsız bölüm aldıkları, bu bağımsız bölümlerin üçüncü kişiye satışından elde edilen gelirle dava dışı arsa sahiplerine makbuz karşılığı ödeme yaptıkları, yine davacılar aleyhine ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak, anılan genel kurul tutanakları, makbuzlar ve ceza dosyası çerçevesinde inceleme yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy