ESAS NO : 2013/12742
KARAR NO : 2013/22402
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Doğacak alacaklar için haciz ihbarnamesi gönderilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağının tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), harç alınmasına mahal olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.06.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
karşı oy yazısı:
Haciz ihbarnamesinin gönderilmesi; borçlunun üçüncü kişi nezdinde alacağının bulunması koşuluna bağlıdır. Henüz mevcut olmamakla birlikte ileride doğması muhtemel bir alacak için haciz ihbarnamesi gönderilmesi ancak; üçüncü kişi ile borçlu arasında süregelen bir hukuki ilişkinin varlığı halinde mümkündür. Böyle bir hukuki ilişki bulunmadığında doğacak alacaklar için haciz ihbarnamesi gönderilemez.(İİK. md.89, B.Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s:491-492) Haciz ihbarnamesinin belirtilen ilkelere aykırı düzenlenmesi, eş deyimle yasaya veya hadiseye uygun olmaması halinde iptaline ya da düzeltilmesine karar verilmesi İİK'nun 17/1. maddesinin amir hükmüdür.
Somut olayda; şikayetçi ile borçlu arasında yukarıda belirtilen nitelikte bir hukuki ilişkinin varlığı iddia ve ispat edilmediği gibi ileri dahi sürülmemiştir.Üstelik alacaklının talebi; borçlunun şikayetçi nezdinde bulunan hak ve alacaklarının haczi için haciz ihbarnamesi gönderilmesi olup alacaklının, doğacak alacakların haczi yönünde bir talebi de bulunmamaktadır. Doğacak alacaklar yönünden haciz ihbarnamesi gönderilmiş olmasının yasaya aykırılığı nedeniyle hukuki sonuç doğurmayacağı mahkemenin ve temyiz incelemesi yapan Dairemizin kabulünde olmakla aynı gerekçe ile ileri sürülen şikayet gerek mahkemece ve gerekse Dairemizce aynen benimsenmiştir. Bu durumda eylemli olarak kabul edildiği anlaşılan şikayetin kabulüne karar verilmesi bir zorunluluk iken reddi yönünde hüküm tesisi; benimsenen kabülle uyumlu olmayan bir sonuca varılmasına sebebiyet vermiş olup mevcut haliyle karar çelişkili hale gelmiştir. Şikayetin reddi kararının; "hukuki sonuç doğurmayacağının tabii bulunmasına" şeklinde açıklamalı onama yapılmış olması yasaya aykırı ve hadiseye uygun olmayan işlemi düzeltmediğinden söz konusu açıklama İİK'nun 16. ve 17. maddelerine uygun değildir. Zira; hukuki sonuç doğurmayacak bir haciz ihbarnamesinin düzenlenmiş olması "yasaya aykırı-hadiseye uygun olmayan"(İİK. Mad. 16/1) bir icra işlemi olmakla aynı yasanın 17/1 madde uyarınca iptali veya düzeltilmesi gerekmektedir. Kaldı ki; alacaklının doğacak alacaklar yönünden haciz ihbarnamesi gönderilmesine dair açık bir isteminin bulunmamasına rağmen talebi aşar nitelikte şikayet konusu işlemin tesis edilmiş olması HMK'nun 26. maddesine de aykırılık teşkil etmektedir.
Yasaya aykırılığı ve hadiseye uygun olmadığı tespit edilen şikayet konusu işlem karşısında İİK'nun 16,17/1 ve 89. maddeleri uyarınca icra mahkemesince şikayetin kabulü ile doğacak alacaklar yönünden haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması görüşüyle sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy