ESAS NO : 2013/20997
KARAR NO : 2013/26688
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçluya ödeme emrinin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1.fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasanın 3.maddesi ile eklenen aynı yasanın aynı maddesinin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Yine 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine 6099 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, alacaklı banka vekili tarafından kredi sözleşmesine ve hesap kat ihtarnamesine dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, takip dayanağı İzmir 1.Noterliğinin 28.12.2006 keşide tarihli 27121 yevmiye numaralı ihtarnamesinin borçlunun “.......” adresine tebliğe çıkarıldığı ve 05.01.2007 tarihinde anılan adreste borçluya bizzat tebliğ edildiği belirlenmiştir. İcra takip dosyasında ise bu adrese herhangi bir tebligat çıkarılmaksızın 7 ödeme emrinin borçlunun adrese dayalı kayıt sistemindeki adresine doğrudan, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür.
Buna göre icra takip dosyası içinde borçlunun bilinen adresine tebligat çıkarılmaksızın adres kayıt sisteminde bulunan adresine 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre yapılan tebliğ işlemi aynı kanunun 10.maddesine aykırı olmakla, usulsüzdür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
O halde mahkemece şikayetin kabulü ile borçlunun tebligata muttali olduğu tarihin TK.32.maddesi uyarınca tebliğ tarihi olarak kabul edilerek ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy