(2577 S. K. m. 2) (3. HD. 22.01.2014 T. 2013/21171 E. 2014/795 K.)
Dava: Dava dilekçesinde 2.073,39 YTL'nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın görev nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; davalının, özelleştirme kapsamında bulunan müessese ve işletmede görevli iken sağlık müdürlüğünde görevlendirildiği, kendisine ödenen fark tazminatlarının döner sermaye ek ödemesinden mahsup edilmediği belirtilerek, fazla ödenen 2.079,39 YTL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, kamu kurumu olan sağlık müdürlüğü ile bu kurumda görevli davalı arasında çıkan uyuşmazlık kamu hizmetinin yürütülmesi vesilesiyle doğmuş bulunduğundan, uyuşmazlığın kamu hukuku kurallarına göre İdare Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiği belirtilerek, davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İdarenin eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2. maddesinde hangi davaların idari yargı yerinde görüleceği belirtilmiştir. Davalı, özel hukuk hükümlerine tabi gerçek kişidir. Hazine, özel kişiler aleyhine idari yargı mercilerinde dava açamaz.
Mahkemece, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin uyuşmazlığın özel hukuku ilgilendiren bir konu olduğu ve idarenin ancak adli yargıda dava açabileceği, bu nedenle işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın görev nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy