(1163 S. K m. 16, 17) (23. HD. 05.02.2014 T. 2013/4938 E. 2014/746 K.)
Dava: Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, kuruluşundan itibaren davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin başlangıçta yapı kooperatifi iken işletme kooperatifine dönüştüğünü, müvekkilinin 12 yıl önce kooperatifteki dairesini üçüncü kişiye sattığını ancak kooperatif üyeliğini devretmediğini, buna rağmen kooperatif yönetim kurulunun 22.02.2010 tarihli kararıyla ana sözleşmenin 10/2 maddesi hükmüne göre, site dahilinde konut maliki, oturma hakkı sahibi, genel hizmet tesislerinden birinin maliki veya kiracısı olmadığı gerekçesiyle ortaklıktan ihraç edildiğini, ihraç kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yönetim kurulunca alınan ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ve ihraç kararının iptaline dair kararın Dairemizin 10.05.2012 gün ve 2012/1814 Esas ve 2012/3441 Karar sayılı ilamı ile taşınmaz devrinden sonra davacı ile kooperatif arasında ilişkinin devam edip etmediği hususu araştırıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının konutunu satmakla anasözleşmesinin 10.maddesine göre ortaklık şartlarını kaybettiği, satışla birlikte ortaklık payının devrinin hariç tutulmadığı, davalı kooperatiften satıştan haberdar olmasının beklenemeyeceği, devralan kişinin de kooperatife ortak olmadığı, ortağın ihraç kararı kesinleşene kadar genel kurullara çağrılmasının kanuna uygun olduğu, davacıya bir kez ihtirazı kayıtla ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Davanın kabulüne dair karar, taşınmaz devrinden sonra davacı ile kooperatif arasındaki ilişkinin devam edip etmediği, taşınmazı devralan kişinin kooperatif ortağı olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğinden bozulmuştur. Bozma sonrası celbedilen 09.11.2012 havale tarihli yazıda davacının kooperatif genel kurullarına çağrıldığı, kendisine ait bağımsız bölümü sattığı kişinin kooperatife üye olmak için müracaatının bulunmadığı, gelir gider farkının ödendiği hususlarının ve dolayısıyla davacının üyeliğinin devam ettiğinin davalı kooperatif tarafından da kabul edildiği, Kooperatifler Kanun'u ve anasözleşmede öngörülen ihraç şartlarının gerçekleşmediği, salt taşınmaz devrinin ortaklığın devri anlamına gelmeyeceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy