(5237 S. K. m. 53, 58, 62, 119, 142, 143) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/8 K.)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar: Olay yeri inceleme raporundaki zorlama izleri tespiti karşısında, sanık hakkında mala zarar verme suçuna yönelik mahallinde zamanaşımı içerisinde işlem yapılması mümkün kabul edilmiştir.
Gerekçeli karar başlığı altında suç tarihinin 19.05.2014 tarihi olarak doğru belirtilmesi karşısında tebliğnamede suç tarihinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görüldüğüne ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması mümkün iken uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın mağdura yönelik eyleminin ,suç tarihi itibarıyla yürürlükte olan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç tarihinden sonra, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren ve aleyhe sonuç doğuran 6545 sayılı Yasa'nın 62. maddesi ile değişik TCK'nın 142/2-h maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
2-Mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanlarında, olay günü saat 18.00 sıralarında evden ayrıldığını, saat 21.10 sıralarından ikametine geldiğinde hırsızlığın gerçekleştiğini gördüğünü beyan etmesi, sanığın olayın gerçekleştiği saate yönelik bir beyanının olmaması, mağdur ve tanık beyanlarında saat 21.00 sıralarında hırsızlığın gerçekleştiğine yönelik ifadeleri karşısında, UYAP kayıtlarına göre olay günü güneşin batış saatinin 19.23 olduğu, gece vaktinin ise yaz saati uygulaması dikkate alınarak saat 21.23’ den itibaren başladığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, suçun gece vakti işlendiği konusundaki delillerin neler olduğu ortaya koyulup tartışılmadan suçun gece vakti işlendiğinden bahisle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi gereğince artırım yapılarak fazla ceza tayini,
3-Tanık Sadettin'in gözcülük yapan bir kişinin daha bulunduğu yolundaki anlamatımı nedeniyle suçun iki kişi tarafından işlenip işlenmediği ve TCK 119/1-c hükmünün uygulama yeri tartışılmadan hüküm kurulması,
4-Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 Sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapıldığı ancak konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 62.maddesinin uygulanmadığının anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan takdiri indirim nedenlerinin hangi gerekçe ile uygulanmadığının belirtilmemesi suretiyle suçlar arasında takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmaması konusunda çelişki yaratılması,
5-5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin T.C. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte değerlendirilmesi gerekliliği,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. Maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 28.04.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)