(5510 S. K. Geç. m. 7) (506 S. K. m. 79) (10. HD. 17.04.2014 T. 2014/2123 E. 2014/8944 K.)
Dava: O. A. adına Av. E. E ile 1-SGK Başkanlığı adına Av. M. B. Tek 2-Nusaybin Girmeli Belediye Başkanlığı Nusaybin Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 10.09.2013 gün ve 133/424 sayılı hükmün, Dairemizin 17.04.2014 tarih ve 2123/8944 numaralı ilamı ile bozulmasına karar verildikten sonra davacı avukatı tarafından bu kez Dairemizin anılan kararının düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Milli Eğitim Bakanlığının taraf olarak yer almadığı davada verilen kararın Dairemizce yapılan temyiz denetimi sonrasında bozma kararı yazılırken maddi yanılgıya dayalı olarak O halde davalılar SGK Başkanlığı vekili ve Milli Eğitim Bakanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. ibarelerine yer verildiği anlaşılmış olmakla, anılan ilamın ortadan kaldırılması gerekmektedir.
A-Davacı vekilinin isteminin kabulü ile Dairemizin maddi hataya dayalı 17.04.2014 gün ve 2123/8944 sayılı bozma kararının ORTADAN KALDIRILMASINA;
B- Mahkemece verilen 10.09.2013 tarih ve 338/469 numaralı hükmün yeniden yapılan temyiz denetimi üzerine;
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanunun 79/10. hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların resen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
İncelenen dava dosyasında, çalışmanın geçtiği işyerinin resmi bir işyeri olması ve kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan mahkemece, çalışmanın geçtiği iddia edilen döneme ilişkin işveren nezdindeki ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilip, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önüne alınmalı, şayet işveren hiç bir kayıt ibraz edemiyorsa bunun sebebi sorularak ve fiili imkansızlık varsa davacı ile birlikte çalışan bordro tanıkları dinlenilerek, varsa tarafların göstereceği tüm deliller toplanarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra yapılan işin fiili olup olmadığı araştırılmalı, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin hangi nedenle bildirim dışı kaldığı yeterince araştırma konusu yapılarak, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.12.2014 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy