(1086 S. K. m. 440) (13. HD. 07.10.2015 T. 2014/36136 E. 2015/28792 K.)
Dava ve Karar: ... vekili avukat ... ile 1-... vekili avukat ..., 2-. .. vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 8.5.2014 gün ve 59-204 sayılı hükmün Dairemizin 7.10.2015 tarih ve 36136-28792 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Davacı, hisseli taşınmazın satışı yönünde adi yazılı olarak düzenlenen 15.04.2010 tarihli satış akdi sözleşmesini satıcılara vekaleten davalı ...'nin, alıcılar . . ve . .. vekaleten de kendisinin imzaladığını, o sözleşmede izalei şuyu dışında kalan hisse için yani davalı ...'ın hissesi için 60.000.00.TL ödenmesinin kararlaştırıldığını ve davalı ...'a kapora olarak 10.000.00.TL ödendiğini daha sonradan 26.04.2010 tarihinde noterde düzenlenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi ile davalı ...'nin taşınmaz hissesini kendisine 50.000.00.TL bedelle sattığını ve bedelini de davalı ...' ın aldığını, 04.08.2010 tarihinde de davalı ... ve diğer hissedarların taşınmaz hisselerini tapudan kendisine devrettiğini buna rağmen 22.11.2011 tarihinde davalı ...' nin 15.04.2010 tarihli sözleşmeye istinaden kendisi ve vekil olarak adlarına imzaladığı . .. ve . .. aleyhine 60.000.00.TL alacak ve 40.000.USD cezai şartın işlemiş faizleriyle birlikte tahsili için icra takibi başlattığını ve sonrasında da diğer davalı şirkete alacağını temlik ettiğini, adi yazılı sözleşmenin taşınmaz satışını da içerdiğinden geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir talepte bulunulamayacağını ve bu sözleşmeyi vekil sıfatıyla imzaladığını kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini daha sonradan resmi ve geçerli olarak noterden yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile bedeli ödenerek ve akabinde de tapudan davalı ...' ın hissesini satış yoluyla satın aldığını, yani davalı ...' a ait taşınmaz hissesinin satış bedelinin tamamının ödendiğini ileri sürerek, yargılama sırasında diğer davalı şirketin temliki davalı ...' a yeniden devretmesi üzerine davalı ... yönünden borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, %40' tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Şirketi, davalı ...' dan temliken aldığı alacağı yargılama sırasında tekrar davalı ...' a temlik ettiğini, taraf sıfatı kalmadığını ileri sürerek davanın husumet ve esastan reddini dilemiştir.
Davalı ..., 15.04.2010 tarihli sözleşmeyi davacı ile birlikte vekil olarak imzalandığını ancak asil gibi sözleşmenin gereklerini yerine getirmeye çalıştıklarını, adi yazılı olmasından dolayı sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, 15.04.2010 tarihli sözleşmenin gereklerini yerine getirmesine rağmen davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ödenmesi gerektiğini ayrıca kendisine ait taşınmaz hissesinin satış bedeli olan 60.000.00.TL' nın da ödenmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı ... Şirketi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulü ile İstanbul 28. İcra Müdürlüğü' nün 2011/9198 Esas sayılı takip dosyasında borçlu davacının 10.000.00.TL asıl alacak ve bu miktara 19.10.2011 tarihinden 22.11.2011 tarihine kadar işlemiş yasal faizi dışında kalan TL ve USD olarak asıl alacak ve USD ve TL olarak belirtilen işlemiş faiz ile borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40' ı olan 49.305.60.TL icra inkar tazminatının davalı ...' den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiş, karar Dairemizin 2014/36136 esas - 2015/28792 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma kararına karşı davalı ... tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Karar düzeltme incelemesi sırasında vekaletnamesinde bu yönde yetkisi bulunan Davacı vekili elektronik imzalı 19.1.2016 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davadan feragat kararın kesinleşmesine kadar her aşamada mümkündür. Bu nedenle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin Bozma ilamının kaldırılarak feragat gereğince işlem yapılmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Dairemizin 7.10.2015 tarih 2014/36136 esas - 2015/28792 karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.02.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy