(6762 S. K. m. 25) (818 S. K. m. 24, 25, 26, 27, 28) (11. HD. 08.07.2014 T. 2014/37 E. 2014/12972 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.05.2008 tarih ve 2005/514 - 2008/159 sayılı kararın Yargıtay'a incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010 gününde davacılar avukatı S.Ö. geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı temlik alacaklısı M.Y.H. vekili, müvekkiline temlik veren E.A.'nın 08.04.2003 tarihli devir sözleşmesiyle işyeri Martı Kitapevi'ni tüm alacak, stok ve demirbaşları ile birlikte davalı limited şirkete devredildiğini bu sözleşmeye göre tarafların devir için (45.000) YTL'ye anlaştıkları, sözleşme uyarınca 10.000 YTL.'nın nakit ödendiğini E.A.'nın Sümer Dağıtım Şirketine olan 16.000 YTL borcunun ödenmesi gerekirken ödenmediği bakiye borç miktarı 19.000 YTL için ise her biri (5.000) YTL tutarında (3) adet senet verilip, bakiye (4.000) YTL için ise E.A.'nın SSK'ya olan borcunun ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak ödenmediğini, E.A.'nın senet asıllarını kaybedip mahkeme kararıyla senetlerin iptaline karar verildiğini ileri sürerek temlik alınan (19.000,00) YTL alacağın sözleşme tarihinden ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise bakiye (16.000,00) YTL alacağın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, E.A.'nın devir sözleşmesine dayalı olarak satmış olduğu dükkanın ayıplı olduğunu ve mülkiyet sahibi SSK tarafından dükkanın tahliye edildiğini, davacılar iddia sının aksine (3) adet senet bedelinin ödenip senetlerin geri alındığını, E.A.'ya ödenmiş olan (25.000) YTL.'nın nedensiz ödemiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının taraflar arasında çekişmesiz olan devir sözleşmesi uyarınca edimlerini yerine getirdiğini Kanıtlayamadığı davalının 3 adet bonoyu ödediğini ileri sürerek fotokopilerini dosyaya ibraz etmişse de senet asıllarının dosyaya ibraz edilmediği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile toplam (35.000) YTL.'nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar; E.A.'ya ait işyerinin tüm alacak, stok ve demirbaşları ile davalıya devredildiği, buna karşın devir bedelinin kısmen ödenmediği iddiasına dayalı alacak davasından ibarettir.
08.04.2003 tarihli devir sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 1. maddesi uyarınca Martı Kitapevi ünvanlı ticari işletmenin tüm alacak, stok ve demirbaşları ile birlikte davalıya toplam 45.000 YTL toplam bedelle devredildiği, 2. maddesinde sözleşme bedelinin 10.000 YTL'sinin E.A.'ya peşinen ödendiği 16.000 YTL'nin E.A.'nın Sümer Dağıtım firmasına olan borcu için davalı tarafından ödeneceği, 15.000 YTL'nin ise her biri 5.000 YTL tutarlı üç adet bonolarla E.A.'ya borcunu ödemesinden sonra kendisine 10.10.2003 tarihinde ödeneceği, 4.000 YTL'nin de E.A.'nın SSK'na olan kira ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Mersin 2. İcra Müdürlüğü'nün 2003/4 E takip dosyasına göre E.A. aleyhine devir sözleşmesine konu Martı Kitapevi ticari ünvanlı işletmenin faaliyette bulunduğu taşınmazdan temerrüden tahliyesi konulu Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 13.09.2002 tarihli 2002/564-2002/1164 sayılı ilamına dayalı icra takibi bulunduğu, hukuki sürecin kiracısı tamamlanmasını takiben devre konu ticari işletmenin kiracısı olduğu taşınmazdan 05.06.2003 tarihinde cebren tahliye edildiği, icra emrinin E.A.'ya 08.01.2003 tarihinde tebliğ edildiği, 06.03.2003 ve 09.05.2003 tarihlerinde bizzat E.A. tarafından icra dosyasına tahliye taahhütlerinde bulunulduğu görülmektedir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin TTK.'nun 25/3. maddesi uyarınca süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı gibi, BK.'nun 24-28. maddeleri uyarınca hata ve hileye dayalı olarak sözleşmenin iptali gerektiğini iddia ve talep etmediği, üç adet bononun ise davalı tarafından ödendiği iddia edilmesine rağmen senet asıllarının dosyaya ibraz edilmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verişmiştir.
Oysa davalı tarafından davacı E.A.'ya gönderilen 29.08.2003 tarihli cevabi ihtarnamede devir sözleşmesi tarihinde devredilen işletme hakkında açılmış tahliye davası varken bu durumun saklanarak sözleşmenin imzalatıldığı ve E.A. tarafından dolandırıldıkları beyan edilmiştir. Bu durumda davalı irade fesadına dayalı olarak sözleşmenin geçersizliğini iddia etmediği yolundaki belirlemede isabet bulunmamaktadır. Somut olaydaki gelişmeler dikkate alındığında davalının devir sözleşmesiyle bağlı olmadığı ve davacı tarafa sadece işletmede bulunan demirbaş ve dükkan içerisinde bulunan mal bedelini ödemek zorunda olduğu, bunun dışında varsa hava parası adı altında bir bedel ödemek zorunda olmadığının kabulü gerekmektedir. Öte yandan mahkemece davalı tarafından ödendiği ileri sürülen 3 adet bononun davalıya gönderilen usulüne uygun tebligata rağmen dosyaya ibraz edilmediği belirtilmiş ise de, söz konusu senet asıllarının davalı vekilince dosyaya ibraz edilerek 25.04.2007 tarihinde kasaya alındığının anlaşılması karşısında söz konusu gerekçe de dayanaksız kalmaktadır. Bu durumda mahkemece davacı tarafın sadece demirbaş ve dükkan içerisinde bulunan mal bedelini talep edebileceği gözetilerek, 3 adet senet aslının da incelenmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekle davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy