(6100 S. K. m. 266, 281) (7. HD. 10.04.2014 T. 2014/63 E. 2014/7874 K.)
Dava: Davacı fazla çalışma, gece çalışması, dini ve milli bayram ile hafta tatili çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararının davalı avukatı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.04.2014 tarih, 2014/63 E.-2014/7874 K. sayılı kararıyla kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma kararına direnilmesi ve bu kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.04.2017 Gün, 2015/(7) 9 - 2392 Esas, 2017/712 Karar sayılı kararıyla; davacı işçinin, bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açtığı eldeki davada fazla çalışma ücreti alacağının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla yerel mahkeme tarafından iki ayrı bilirkişi raporu aldırıldığı, gerek ilk bilirkişi raporunda gerekse hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda davacı işçiye ait fazla çalışma ücreti hesabının alternatifli bir yol izlenerek tespit edildiği, buna göre fazla çalışma ücreti alacağının ilk olarak imza cetvelleri esas alınmak suretiyle belirlendiği, sonrasında ise aynı ücretin tanık beyanları dikkate alarak hesaplandığının görüldüğü, Her ne kadar Özel Daire bozma kararında bilirkişi tarafından tanık beyanları doğrultusunda hesaplanan fazla çalışma alacağından hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği belirtilmiş ise de; yerel mahkemece ek raporda bilirkişi tarafından yapılan iki farklı hesaplama yönteminden imza cetvelleri esas alınarak yapılan hesaplamanın yerinde olduğunun belirtildiği ve bu yazılı belge ve delilere göre yapılan değerlendirmenin hükme esas alındığının dosya kapsamından anlaşıldığı, kaldı ki Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında da Özel Daire tarafından fazla çalışma ücreti alacağının tespitini sağlayan raporun resmi kayıtlar esas alınmak suretiyle hazırlandığı ve hükmün de bu şekilde kurulduğunun ifade edildiği,
Hal böyle olunca, Yerel Mahkemece, bilirkişi tarafından alternatifli olarak tanık beyanları ve yazılı belgelere göre yapılan iki ayrı hesaplamadan yazılı delillere göre yapılan değerlendirmenin hükme esas alındığı, bu itibarla hakkaniyet indirimi uygulanmadığı belirtilerek verilen direnme kararının yerinde olduğu, hüküm altına alınan fazla çalışma alacağının miktarına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmediğinden bu yönde incelenme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiş, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararı doğrultusunda dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle gerekçede kök rapora atıf yapılmakla birlikte 15/04/2013 tarihli ek rapor nazara alınarak karar verildiğinin anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy