(14.HD. 31.03.2014 T. 2014/887 E. 2014/4214 K.)
Dava ve Karar: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.08.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının 9743 ada 12 parsel (eski 1999 ada 15 parsel) sayılı taşınmazda tapu tahsis belgesine sahip olduğunu, bedelin tamamının ödendiğini, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya 1999 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 94,75 m2lik kısmında tapu tahsis belgesi verildiğini, davacının binasının imar uygulaması sonucunda ticaret ve konut alanında kalan 9743 ada 12 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını, ... Belediye Başkanlığı'ndan davacıya 2981 sayılı kanunun 13/b maddesi gereğince yer gösterilmesinin istenildiğini, mahkemece tescil kararı verilirse belediyelere kanunla verilen yetkiye müdahale edilmiş olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk olarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz talebi üzerine hükmün, Dairemizin 31.03.2014 tarih 2014/887-4214 E.K. sayılı ilamında "3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payı oranı belediye başkanlığından sorularak 9743 ada 12 sayılı imar parselinden bu oranda DOP indirimi yapıldıktan sonra kalan miktarın davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir" denilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmeksizin yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulmuştur. Zira, tapu tahsis belgesi verilen 1999 ada 18 parselde yapılan imar uygulaması ile % 27,87 oranında DOP alınmak suretiyle imar parselleri oluşturulmuştur. DOP kesintisi imar parselleri oluşturulurken kayıt malikinden yapılmıştır. Tapu tahsis belgesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil istenildiğine göre tahsise konu parselin imar uygulamasına tabi tutulması sırasında kesilen DOP oranının tahsis miktarına da yansıtılması ve bu miktardan % 27,87 DOP oranında kesinti yapılarak karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy