(6100 S. K. m. 266) (13. HD. 28.05.2018 T. 2016/23461 E. 2018/6309 K.)
.... Hizm. Tıbbi Malz. ve Tem. Hizm. San. ve Tic. A.Ş. vekili avukat ... ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığ vekili avuka... aralarındaki dava hakkında ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08/06/2016 tarih ve 2014/1244-2016/506 sayılı hükmün Dairemizin 28/05/2018 tarih ve 2016/23461-2018/6309 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Davacı; davalı kurum ile davacı özel hastane arasında özel ... kuruluşunda ... hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davacı hastane tarafından bu sözleşmeye uygun olarak hizmet veriliyor olmasına rağmen, davalı kurumca haksız yere cezai işlem uygulandığını ileri sürerek, davalı kurum tarafından 22.12.2014 tarih ve 23728181-02/18951630 sayılı yazı ile müvekkil hastaneye uygulanan cezai şart ve ödeme iadesi işlemlerinin iptaline, kesinti işleminin uygulanması halinde haksız uygulanan 285.923,39 TL kesinti bedelinin kesintinin uygulandığı tarihten itibaren işleyecek yasal temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı kurum tarafından 22/012/2014 tarih, 23728181-02/18951630 sayılı yazı ile davacı hastaneye uygulanan cezai şart ve ödeme iadesi işlemlerinin, ... isimli hastanın tedavisi nedeniyle uygulanan 2.188,09 TL tutarındaki cezai işlem haricinde iptaline ve iptal edilen kesinti bedellerinden yapılan kesintilerin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucu hüküm Dairemizin 28.05.2018 tarih, 2016/23461 Esas, 2018/6309 Karar sayılı kararı ile onanmış, davalı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; Her ne kadar Dairemizin 28.05.2018 tarih, 2016/23461 Esas, 2018/6309 Karar sayılı ilamında karar düzeltme yolunun davalı taraf için kapalı olduğu yazılı ise de; ilk derece mahkemesince davalı kurum tarafından 22/012/2014 tarih, 23728181-02/18951630 sayılı yazı ile davacı hastaneye uygulanan cezai şart ve ödeme iadesi işlemlerinin, ... isimli hastanın tedavisi nedeniyle uygulanan 2.188,09 TL tutarındaki cezai işlem haricinde iptaline ve iptal edilen kesinti bedellerinden yapılan kesintilerin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş olduğundan davacı lehine kabul edilen bedelin 283.735,30-TL olduğu ve bu haliyle davalı bakımından karar düzeltme yolunun açık olduğu görülmekle davalının karar düzeltme dilekçesinin kabulü gerektiği anlaşılarak incelemeye geçilmiştir.
İlk derece mahkemesince; dosya kapsamında görüşüne başvurulan 20.02.2015 tarihli kök bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edilmiş ve bu itirazların karşılanması için 09.03.2016 tarihli kök bilirkişi raporunda görüşüne başvurulan bilirkişi yanına bir adet doktor bilirkişi eklenmek suretiyle ek rapor alınmak ve alınan bu raporlar hükme esas teşkil edilmek suretiyle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması cihetine gidilmiş ise de, davalı yanın karar düzeltme dilekçesinde de tekrar etmiş olduğu özellikle davacı hastanede kadro dışı geçici olarak haftanın ... ve Cumartesi günleri çalışacağı bildirilen dava dışı Ortopedi Ve Travmatoloji Uzmanı Dr. ..... adına faturalandırılan 18 hastanın ameliyat tarihlerine ilişkin hasta ameliyathane protokol kayıt defteri ve davalı kurumun medula sistemindeki kayıt tutarsızlıklarına ilişkin itirazlarının yeterince karşılanmamış olduğu görülmüştür.
HMK'nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakimin, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir.
O halde, mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı eğitmenlerin bulunduğu bir üniversiteden temin edilecek konularında uzmanların bulunduğu, akademik kariyere sahip 2 adet doktor ve 1 adet SGK uzmanından oluşturulacak yeni bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle, teknik verileri gösterir, bu verileri yorumlar mahiyette ve bu yorumların nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, taraf itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ve bu nedenle eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, onanmasına karar verilmesi doğru olmadığından davalının karar düzeltme isteğinin kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 28.05.2018 tarih, 2016/23461 Esas, 2018/6309 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasıyla hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 12/05/2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)