(5237 S. K. m. 37, 39, 192) (5271 S. K. m. 307) (10.CD. 19.04.2016 T. 2016/921 E. 2016/1275 K.)
Dava ve Karar: Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19/11/2015 tarihli 2015/117 esas ve 2015/372 sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesi sonucu Dairemizin 19/04/2016 tarihli 2016/921 esas ve 2016/1275 sayılı kararı ile sanığın da bulunduğu araçta ele geçirilen 588 gramdan ibaret esrarı hakkında aynı suçtan beraat kararı verilen ... ile birlikte kullanmak için satın aldığına ilişkin kovuşturma aşamasındaki savunmasının aksine, satma ya da başkasına temin etme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna veya sanık ...'ın suçuna iştirak ettiğine ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığı; sabit olan fiilinin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında bu suç yerine "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulduğu, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nce 22/09/2016 tarihli 2016/154 esas ve 2016/310 sayılı karar ile Dairemizin bozma kararına direnildiği, hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderildiği, 02.12.2016 tarihli 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 14/12/2016 tarihli 2016/1351 esas ve 2016/2050 sayılı karar ile dosya Dairemize gönderildiğinden, direnme kararı üzerine verilen hükmün Dairemizce incelenmesinde zorunluluk bulunması, direnme sonrası mahkemenin gerekçesini genişletmesi ve Mahkemenin genişletilen gerekçesinin suç vasfının belirlenmesi bakımından yerinde olduğu anlaşılmakla, Dairemizin 19/04/2016 tarihli 2016/921 esas ve 2016/1275 sayılı kararının kaldırılarak, 22/09/2016 tarihli direnme kararının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın suç konusu esrarı hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat kararı kesinleşen ...'a temin etmek amacıyla hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen diğer sanık ...'dan kendisi de gidip alışverişte bulunmak suretiyle bizzat aldığı, bu nedenle TCK'nın 37. maddesi kapsamında fail konumunda olduğu gözetilmeden, TCK'nın 39. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması,
2- Aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada kollukta ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nda alınan ifadelerinde suç konusu esrarı ...'un isteği üzerine diğer sanık ...'dan aldığını söyleyerek dolaylı anlatımıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUKnın 326/son maddeleri uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy