(2004 S. K. m. 275) (8. HD. 06.03.2017 T. 2017/1698 E. 2017/2952 K.)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 06.03.2017 gün ve 2017/1698 Esas, 2017/2952 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Dava, kira sözleşmesinin süresinin bitimi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
Davacı alacaklı eski malik ile akdedilen 05.06.2009 tanzim tarihli yazılı kira akdine ve ... Noterliğinden gönderilen 17.01.2011 tarih ve 01615 sayılı ve ... 16.Noterliğinden gönderilen 26.11.2013 tarih ve 27761 sayılı ihtarnamelere dayanarak 31.07.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile ile süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiş, tahliye emri davalıya 03.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu şirket 04.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, kira sözleşmesinin 5. maddesi gereğince kira süresinin 2019 yılına kadar uzadığını bildirerek takibe itiraz etmiş, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, T. Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre, kira sözleşmesindeki 5 yıllık süre dolmadan 3 ay önce kiracıya tahliye ihtarı çekilmesi halinde yeni malikin önceki malikle yapılan kira sözleşmesini feshederek kiracının tahliyesini talep edebileceği, kira başlangıç tarihinin kira sözleşmesinin tanzim tarihi olarak esas alındığında 5 yıllık süre dolmadan 3 ay öncesinden davacı tarafından çekilmiş 3 adet tahliye ihtarı bulunduğunun görüldüğü, kira sözleşmesinin 5. maddesine eklenen kira başlangıç tarihinin ödemenin havale edildiği tarih olarak belirtilmesinin taşınmazı satın alan iyi niyetli 3. kişiyi bağlamayacağı, ödemenin ne zaman ve ne şekilde yapıldığını bilmeyen yeni malikin ihtar süresinin tespitinde hukuken korunmasız hale düşebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalının itirazının kaldırılması ile tahliyeye karar verilmiştir.
Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında karar düzeltme isteği yerinde görülmediği gibi HUMK'nun 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından İİK'nun 366. ve HUMK'nun 442. maddeleri ne göre yerinde değildir. Ancak;
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 05.06.2009 tanzim tarihli, beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 5. maddesi ile; kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren 5 yıl süreli olduğu, sözleşmenin yenilenmeyeceğinin kiracı tarafından bu 5 yıllık dönemin sona ermesinden 3 ay önce kiralayana yazılı olarak ihbar edilmeyecek olursa, işbu sözleşmenin ayrıca herhangi bir işleme ya da bildirime gerek olmaksızın aynı şartlarla ve süre ile kendiliğinden uzamış olacağı, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin kira bedelinin kiralayan adına havale edildiği tarih olduğu kararlaştırılmıştır. Dairemizin 06.03.2017 gün ve 2017/1698 Esas, 2017/2952 Karar sayılı ilamı ile “Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan takibe konu 05.06.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin özel şartlar 5.maddesinde; “İş bu sözleşmenin başlangıç tarihi, kira bedelinin kiralayan adına havale edildiği tarihtir" düzenlemesine yer verilmiştir. Kira sözleşmesinin 5. maddesine göre 5 yıllık kira süresinin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirir. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş ise de, yukarıda anlatılanlar ışığında ve kira sözleşmesinin 5. maddesi ile kira sözleşmesini yenilememe ihtar hakkının sadece kiracıya tanındığı, kiracı tarafından bu hakkın kullanılmadığı, kaldı ki aynı maddenin son cümlesi uyarınca kira bedelinin kiralayan adına havale edildiği tarihinin belirlenebilir nitelikte olduğu bu nedenle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmediği, davacı yeni malikin kiralananı edinmesi ile birlikte kiraya verene halef olduğu, kira sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca kiraya verenin süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmek hakkı bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından 06.03.2017 gün ve 2017/1698 Esas, 2017/2952 Karar sayılı ilamının kaldırılarak kararın düzeltilmiş hali ile bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Dairemizin 06.03.2017 gün ve 2017/1698 Esas, 2017/2952 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, ... 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1090 Esas ve 2015/1397 Karar sayılı, 03/12/2015 günlü ilamının yukarıda açıklanan nedenler ile BOZULMASINA, takdiren 270,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, 57,60 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 7,80 TL’nin karar düzeltme isteyen davacıdan alınmasına, 04/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy