Mahkeme : BOLU Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A)Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Hükümden sonra TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B) Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın UYAP Bilişim Sistemine Kayıtlı Dosyalarının incelemesinde; 28.04.2010 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/141 esas ve 2015/378 karar sayılı ilamında yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı işlediğinin kabulü ile mahkûmiyetine karar verildiği ve dosyanın henüz Yargıtay aşamasında olduğunun ve temyiz incelemesine konu suçun iddianame tarihinin 21.06.2011 olduğunun anlaşılması karşısında, temyiz incelemesine konu 29.07.2010 tarihLi suç ile 28.04.2010 tarihli suç yönünden suç tarihleri ve iddianamelerin düzenlendiği tarihler itibari ile hukukî kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu dava dosyasının bu dava ile birleştirilmesi sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç veya ayrı ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadıklarının tartışılması, söz konusu eylemlerin zincirleme suçu oluşturması durumunda ise bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince arttırılmasında ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümlerdeki sonuç cezadan "fazla olması halinde" aradaki fark kadar "ek cezaya hükmolunmasına"; aksi halde "ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde" zorunluluk bulunması nedeniyle, sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 29.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy