(6831 S. K. m. 1, 2, 7, 11) (3402 S. K. m. 45)
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Davacılar, çekişmeli taşınmazların orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları içerisine alınmasına itiraz etmişler, Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen ilk karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Sekizinci Hukuk Dairesi'nce görev yönünden bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamına uyan genel mahkeme davayı görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarmış, yerel mahkeme meliginas mevkiindeki taşınmazla ilgili davanın kısmen kabulüne, içinde ev bulunan 230 m2.lik yerin orman sınırları dışına çıkarılmasına, bu taşınmazın kalan kısmı ile epek tarlası, cangeller tarlası, çayırlar tarlasındaki diğer taşınmazlara yönelik davaların reddine karar vermiş, hükmün meliginas mevkiindeki taşınmazla ilgili, kabule ilişkin bölümü davalı Orman Yönetimi, redde ilişkin bölümü de davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazlardan meliginas mevkiinde yeralan parça için tapu kaydı ibraz edilmiş, Yerel Mahkeme kayıt kapsamı olan 230 m2.lik bölümün orman sınırları dışına çıkarılmasına karar vermiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; ibraz edilen Mayıs 1940 tarih, sayfa 124, numara 2'de kayıtlı tapunun maliki İsmail oğlu Hüseyin olup, davacıların bu malik ile irtibatını gösteren veraset belgesi alınmamış; ayrıca kaydın Tapu Sicil Müdürlüğünden onaylı örneği ilk tesis ve intikali getirtilmemiştir. Öncelikle davacıların tapu maliki ile irtibatlarını gösteren veraset belgesi ve tapunun onaylı örneği ilgili kurumdan getirtilmelidir.
Ayrıca, dava ilk sınırlandırma ve birlikte yapılan 2/B uygulamasına karşı itiraz niteliğinde olduğuna göre, taşınmazın öncesinin belirli bir yöntemle araştırılması gerekir. 3116 sayılı Yasa ile Devlet ormanları belirlenip, 4785 sayılı Yasa ile tüm ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiş, 5658 sayılı Yasa ile koşullarının varlığı halinde bazı yerler iade edilmiştir. Olayda taşınmazın öncesinin de orman olmadığı ileri sürüldüğüne ve tapuya dayanıldığına göre eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı Orman İşletme Müdürlüğünden getirtilip dosyaya konulmalıdır. Tapu ve zilyetlik yoluyla ormandan yer kazandıran 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiştir. Bu yollarla ormandan toprak kazanılamayacağı gibi bitki örtüsü yok edilse dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olarak kabulü gerekir. Ayrıca, 6831 sayılı Yasayı değiştiren 3302 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından nitelik kaybeden yerler Devlet Ormanı ise Hazine adına çıkarılır. Yalnız özel ormanlar sahipleri adına çıkarılabilir. Olayımızda özel orman savı söz konusu değildir. Tapu kaydında da cinsi tarla olarak yazılı bulunmaktadır. Ne var ki, ilk sınırlandırmaya da itiraz söz konusu olduğuna göre keşifte görev almış bilirkişiler dışında yeniden seçilecek bir orman mühendisi ve fen ehli ile tekrar keşif yapılarak yukarıda değinilen belgelerin tamamı uygulanıp, meliginas mevkiinde yer alan taşınmazın öncesi itibariyle bu belgelerde nasıl nitelendirildiği, orman sayılan yer olup olmadığı belirlenip, bilimsel açıklamaları içeren rapor düzenlettirilip; ayrıca, tapu kaydı uygulanıp, sınırlamalarına göre kapsamı belirlenmeli ve memleket haritasındaki konumunu gösteren kroki çizdirilmelidir. Bu araştırma sonucu orman sayılan yerlerden olduğu saptandığı takdirde 4785 sayılı Yasa karşısında tapunun hukuki değerinden söz edilemeyeceği ve tapu kaydının; ancak, öncesi orman olmayan taşınmazlar yönünden değer taşıyabileceği nazara alınmalıdır. İlk sınırlandırma ile birlikte 2/B uygulaması yapıldığına göre yukarıdaki yöntemle yapılacak araştırma sonucu orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde raporlarda yer alan bulgularda nazara alınarak davanın bu sebeplerle dinlenemeyeceği, 2/B uygulaması söz konusu olmakla, bu yolda da gerçek kişilerin özel orman dışında değişik bir savla taşınmazın dışarı çıkarılması yönünden Orman İdaresini zorlayamayacakları ve hukuki yararın bulunmadığı düşünülmelidir. Bütün bu yönler gözetilmeksizin davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 5.7.1993 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy