(4785 S. K m. 2 ) (3402 S. K. m.18, 45)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişi dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli;
3116,4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Taşınmazın orman olmadığı saptandığı takdirde; dava konusu taşınmaz 3378 parsele revizyon gören tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaz yönünü Gulle ... okuması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Gulle ...ın kim olduğu, mübadil veya yitik kişilerden olup, olmadığı yeterince araştırılmamıştır. 3378 parsele revizyon gören tapu kayıtlarının ilk oluşumuna ait kayıt dosyasında bulunmadığı gibi, komşu parsellerden 3377, 3379, 3375 parsellere ait tutanaklar ile revizyonu kayıt ve belgeler getirtilmediği gibi, 3376 parselin revizyon kaydı getirtildiği halde bu kayıtta yerine uygulanıp, dava konusu taşınmazı ne okuduğu yöntemine uygun biçimde araştırılmamıştır.
Değinilen kayıt ve belgeler getirtilip, yerinde uygulanıp, taşınmazın öncesinin kime ait olduğunun, yitik veya mübadil kişiye ait olup, olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerekir. Taşınmazın yasalar gereğince, Hazineye kalan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, 3402 Sayılı Yasanın 18/2. maddesine göre, zilyetlikle kazanılamayacağının düşünülmemesi de yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.11.1993 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy