(6831 S. K. m. 1) (3402 S. K. m. 45) (4785 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı taraf vekili, çekişmeli taşınmazın tapulu olduğunu, 9 nolu orman tahdit komisyonu tarafından tahdit dışında bırakıldığını, oysa sonradan aynı yerde görev yapan 36 nolu komisyon tarafından orman sayılan yer olarak kabul edilip, tahdit içine alındığını; bunun doğru olmadığını ileri sürerek tahdidin iptalini, taşınmazın dışarı çıkarılmasını istemiştir.
Yerel mahkeme, 9 nolu komisyon elemanlarının görevi kötüye kullanmaları nedeniyle, haklarında cezai kovuşturma yapıldığı gibi tazminat davası da açılmış olduğunu belirleyip, 36 nolu komisyon tarafından yapılan tahdide karşı gerçekleşen itirazı inceleyerek taşınmazın tapulu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu benimsemek suretiyle tahdidin iptaline karar vermiştir.
Ancak, mahkemece dayanak alınan bilirkişi E. Artekin imzalı rapor ve mahkeme gerekçesi, davanın kabulünü gerektirici nitelikte değildir.
Şöyle ki; Dava konusu yerde ilk kez görev yapan 9 nolu orman tahdit komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanıp, orman sayılan yerleri tahdit dışında bırakmış olmaları nedeniyle, Aydın Asliye Ceza Mahkemesinin 1987/531 esasında kayıtlı dosyada ceza kovuşturmasına maruz kaldıkları; ayrıca, İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/328 esasında kayıtlı aynı kişilerle ilgili tazminat davasının varlığı tartışmasızdır. 36 nolu komisyon 3302 Sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca yeniden işlem yapmıştır. Mahkeme de bu olguyu aynen kabul etmiştir. Esasen 9 nolu orman tahdit komisyonu üyelerinin yaptıkları işlemler ceza ve tazminat davasına konu olduğuna göre bu işlemler hukuken yok hükmündedir.
36 nolu komisyonun yaptığı işlem bu sebeple yasaya aykırı olmayıp, hatta zorunludur.
O halde, yerel mahkemenin de gerekçesinde benimsemiş olduğu gibi 36 nolu komisyonun kararına karşı açılmış bir dava olarak incelenmesi gerekir.
Mahkeme uzman bilirkişinin yetersiz ve dayanaksız raporunu esas alarak hüküm kurmuştur.
Raporda taşınmaz, 6831 Sayılı Yasanın 1/G ve 1/J bentlerinin içinde mütalaa edilmiştir.
Oysa bir taşınmazın öncesi araştırılmadan bu günkü fiili durumuna göre G ve J bentlerine girdiği söylenemez.
Öncesi araştırılmamıştır. Kaldı ki, ilk ekip tutanağında dahi taşınmazın 1/25000 ölçekli memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiş ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, yangın geçirdiği açıklanmıştır.
Bu bulgular, çürütülememiş olduğuna, öncesi araştırılmadığına göre böyle bir rapor hükme esas olamaz.
Kural olarak, bir taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman tahdidi var ise, inceleme bu kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanması suretiyle yapılır ve taşınmazın haritaya göre konumu belirlenerek hüküm kurulabilir.
Kesinleşmiş orman tahdidi yok ise, bu kez öncesinin orman olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Bunun gerçekleştirilebilmesi için eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ve son çizilen orman tahdit haritası, ile mahkemece dayanak olarak kabul edilen, fenni bilirkişi Hüsamettin Aksu imzalı raporda değinilen Mayıs 1935 tarih, 25 sıra nolu kök tapu ile tüm intikal ve ifraz kayıtları, Urla Asliye Hukuk Mahkemesine ait 17.4.1969 tarih, 107/106 sayılı ilam ve bununla oluşan yeni tapu ve krokisi, ilgili kurumlardan getirtilip, dosyaya konulmalı ve incelenmelidir.
Değinilen belgeler tamamlanıp, evvelce görev almış bilirkişiler dışında yeniden seçilecek üç uzman orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir jeolog ve bir harita mühendisi ile yerinde keşif yapılarak bu belgeler uygulanmalıdır.
Anılan belgeler taşınmazın öncesinin orman olup olmadığını gösterecektir. Taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, çevresi incelenip, tapunun bir sınırı deniz okuduğu için kıyı şeridi ayrık tutularak kök tapu kapsamı, sonradan yargı yolu ile oluşan tapu ve krokisinin kapsadığı alan, son çizilen orman tahdit haritasında belirlenen orman alanı ayrı renklerle gösterilip, memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı içinde bu bölümlerin tekabül ettiği kesimler işaretlenip, tam irtibatlı kroki çizdirilerek, bilimsel verilere dayalı detaylı, gerekçeli rapor alınıp, taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak saptanmalıdır.
1937 yılında çıkarılan 3116 Sayılı Yasa ile devlet ormanları belirlenmiş, 1945 yılında çıkarılan 4785 Sayılı Yasa ile tüm ormanlar hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlarda yer alan tapular hukuki değerini yitirdiği gibi, orman yönetiminin taraf olmadığı bir dava sonucu sonradan oluşan tapular Orman Yönetimini bağlamaz ve bunların da hukuki değerinden söz edilemez. Bu yönler göz ardı edilerek, salt tapudan bahisle taşınmazın orman olmadığını kabule yer yoktur.
Ayrıca, öncesi orman olan bir taşınmazın bitki örtüsü yok edilse dahi, salt orman toprağı orman sayılan yer olarak kabul edilmelidir.
YHGK. nın 14.3.1990 T. 1990/16-34 E, 1990/72 K.
Kaldı ki, tapu ve zilyetlik yolu ile ormandan toprak kazandıran 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin (1.6.1988 T. 31/13 E.K.; 14.3.1989 T. 35/13 E.K.; 13.6.1989 T, 7/25 E.K.) sayılı kararları ile iptal edilmiştir.
Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanılamaz.
O halde, 9 nolu orman tahdit komisyonunun kararı yok hükmünde olup, 36 nolu komisyon ise, yasa gereği görevini yapmış, tahdit işlemlerini tamamlamıştır. Ancak, bu işleme karşı yapılan itiraz nedeniyle, taşınmazın değinilen şekil ve yöntemle öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı saptanmalıdır.
Bu hususlar gözetilmeksizin salt tapunun varlığından bahisle davanın kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre orman tahdidine itiraz davaları harca tabi olmadığından, peşin alınan harcın Orman Yönetimine iadesine, 25.1.1993 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy