(743 S. K. m. 889)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve Orman yönetimi tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Yargıtay 20 Hukuk Dairesi Kararı:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Medeni Yasa'nın 639. maddesinden kaynaklanan taşınmazın tesciline ilişkindir. Taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu yönetimince kanıtlanmalıdır.
Dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında kaldığı tartışmasızdır. Böyle bir taşınmazın zilyedlikle kazanılabilmesi için; zilyedi bulunanların taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla, ekonomik imaca uygun biçimde, aralıksız ve çekişmesiz 20 yıllık zilyetliklerinin oluşması gerekmektedir. Yerinde yapılan keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar soyut beyanlarında zilyetliğin varlığını bildirmişseler de, bunun ne şekilde olduğu yönünde bir açıklamada bulunmamışlardır. Bunlara karşın, uzman bilirkişi bilimsel verilere dayalı raporunda maddi olguları belirterek, taşınmaz üzerinde 25-30 yıldır ziraat edilmediğini; bu nedenle, eylemli biçimde karaçam ağaçlarının yetiştirildiğini bildirmiştir. Bu durumdaki zilyetliğin aralıksız olduğu kabul edilemez ve taşınmazla ilişkisi kalmayan kişilerin aralıksız zilyetliğinden söz edilemez. Böyle bir kimsenin Medeni Yasa'nın 889. maddesinden yararlanma olanağı da bulunmamaktadır. Bu madde (zilyetliğin kullanılması muvakkat bazı ahvaldan dolayı mümteni yahut munkati olursa zilyetlik izaa edilmiş olmaz) denilmektedir. Buradaki mümteni deyiminden amaç, zilyetliğin kullanılmasının maddeten olanak içinde olamamasıdır. 25-30 yıldır zilyetliğe ara veren ve taşınmazın ağaçlarla kaplanmasına karşı bir tasarrufta bulunmayan kimsenin böyle bir olanaksızlık içinde olduğu kabul edilmez. Geçen süre de geçici bir süre değildir. Bu maddi ve hukuksal olgu ve bulgulara göre, davanın reddine karar vermek gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı biçimde hüküm kurulması Usul ve Yasa'ya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman Yönetimi'nin, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy